ÇEVREMİZDEKİ YENİLEBİLİR ŞİFALI BİTKİLER

Bitkiler hakkında yazılmış birçok kitap var.Konu hakkında üniversitelerimizde birçok uzman,internet sitelerinde bir hayli bilgi ve geleneksel kuvvetli bir birikimimiz var. Ne de olsa Avrupa’da 2500 bitki türü mevcutken ülkemizde 4000 çeşit bitki var. Bu yüzden de Tıbbın babası Heredot’un bu topraklarda yaşamış olması dünyanın ilk hastahanesi Asklepios’un ülkemizde kurulmuş olması,Lokman’ın Misis’den çıkması birer tesadüf değil. Bu bilgiler ise kanımca hepimizin bilmesi gereken , hatta uygulamalı olarak öğrencilere pratik ve önemli hayat dersleri olarak sunulması gereken bilgiler.Fakat sokağa çıktığımız zaman yol kenarında veya parkta bankta otururken çimen diye baktığımız o yeşilliklerin içinde aslında bize hastalandığımız zaman şifa verecek deprem,ekonomik sıkıntı savaş,yangın veya herhangi bir doğal afet esnasında hayatımızı bedavaya idame etmemizi sağlayacak birçok bitki olduğunu kaçımız bilmekteyiz. Araştırmamdasırasıyla önce sokağa çıkar çıkmaz önünüze çıkan veya 100 metre yürüdükten sonra yol kenarında yeşillik diye adlandırdığınız bu gizli define ile sizi tanıştırarak onlara daha farklı bir gözle bakmanızı,hatta ileride belki saygı duyup üzerine basmaktan bile çekineceğiniz bu gizli hazineyle gözünüz arasındaki perdeyi kaldırmaya çalışacağım. İlerleyen sayfalarda ise adını bildiğiniz fakat yararları hakkında gerçek anlamda çoğumuzun yeterli bilgiye sahip olmadığı ve yine elimizin altında olan ve her an ulaşabileceğimiz bitkilere yer alacak.İlerki sayfalarda ise evde kullandığımız,aktardan satın aldığımız ya da genel olarak ismini duyduğumuz bitkiler ve baharatlara yer vermeye gayret edeceğim. Hobi veya ekonomik amaçla balık avlarken aynı zamanda içinize çektiğiniz deniz havasının çok iyi bir alternatifi de parklarda,bahçelerde veya pikniğe gittiğiniz ormanlarda bu bitkileri araştırırken alacağınız temiz doğa havasıdır. Tarsus’lu Doktor Seyyit Osman Hayri Efendi’ye dört kıtadaki Osmanlı halkının ve sıhhat ve selameti için bitkiler üzerine bir kitap yazmasını teklif Osmanlı sultanı gibi devlet yetkililerimize insanların sağlıklı yaşayabilmeleri için çağın koşullarına uygun doğal beslenme ve bitkilerle ilgili yaralı bilgilerin okullarda “Hayat Bilgisi” başlığı altındaki derslerde okutulmasını müfredata dahil etmelerinin çok faydalı olacağını düşünmekteyim.Son söz olarak kitapta göreceğiniz hindiba,ısırgan,ebegümeci salataları,ballıbaba,sinirli ot,papatya,ceviz yaprağı çayları,atkestanesi,meşe palamudu, gibi proteinli ve meyvemsi gıdalar evimizin en fazla 100 metre uzağında çay,kahve,kolalı içecekler veya diğer zararlı rafine gıdalara en sağlıklı ve bedava alternatif olarak kendilerini bize sunmayı bekliyorlar(Bunlara her yöremizin kendine has zengin bitki seçeneklerini de katabiliriz). Yenilenilebilir kaynaklar ve ekolojik zenginlikler günümüzde kıymetini bilmediğimiz ve yeterince değerlendiremediğimiz nimetlerdir.Yazılı ve görsel bilginin tamamı :
Saygılarımla

Report

What do you think?