Ezelde verdiğimiz sözü neden hatırlamıyoruz?

Ezelde verdiğimiz sözü neden hatırlamıyoruz?

RUHLAR ALEMİNDE VERDİĞİMİZ SÖZÜ NEDEN HATIRLAMIYORUZ?

Soru: Hocam, ruhlarımız yaratıldığında Allah’a verdiğimiz sözü, namaz konusunda ve dini görevler konusunda, bunlara meleklerde şahitken, bizim hatırlayamayışımızın sebebi neden?

Cevap: İnsanın yaratıcısı olan Allah Teala, herşeyi sınırlı olan bu dünyada insanın duyularını da sınırlamıştır.
Misal olarak, işitmemizi sınırlamıştır ki eğer bu sınır olmasaydı, aynı anda çok uzak mesafelerdeki sesleri de işitirdik ve bu karışıklıkla aklımızı kaybedebilirdik. Kabirde azap gören insanların çığlıklarını duyamamamız da bir nimettir.

Yine Allah, görme duyumuzu sınırlamış ve her şeyi görmemizi engellemiştir. Bu da bizler için bir nimettir.
Sofraya oturduğunuzda, tabağın içindeki yemekteki bakterilerin hepsinin hareketlerini gördüğüzü düşünün. O yemeğe elinizi sürmez ve hızla sofradan kalkardınız.

İşitme ve görme duyularımıza bu sınırlamaları koyan Allah’ımız, hafıza kuvvetimize de bir sınırlama koymuştur.
Mesela 2-3 yaşından önceki halimizi, yani bebekliğimizi hatırlamayız. Bunun yanında, anne karnında geçen, ruhumuzun üfürüldükten sonraki safhaları da hatırlayamayız.

Tüm bu verdiğim örneklerde olduğu gibi hatırlayamadığımız bir mesele de, ruhlar aleminde Allah’a verdiğimiz o sözdür.
Peki ezeli ervahta verdiğimiz bu sözü, yani Rabbimizin sorduğu soruyu ve cevabımızı hatırlayabilseydik ne olurdu?
O zaman imtihan biter, dünyadaki herkes iman eder ve bir sınava da gerek kalmazdı!

Halbuki Allah Teala, “O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için, ölümü ve hayatı yaratandır…” buyurarak, sadece iyi amel yapanları cennetine koymak için ölümü ve hayatı yarattığını bildiriyor. (Mülk 2)

Burada, “Misâkı hatırlamayışımız, bizi sorumluluktan kurtarır mı?” diye bir soru sorulursa, bu soruya İsmail Hakkı Bursevî hazretleri şöyle cevap veriyor:

“Allah, Peygamberleri gönderdiğinde onlara bu ahdi haber verdi. İnsanlar hatırlamasalar bile Peygamberlerin sözü, onların aleyhinde delil olmuştur. Çünkü, bilirsin ki, bir insan namazından bir rekât terk etse ve bunu unutsa, ardından güvenilir kimseler bunu kendisine hatırlatsalar, onların sözü aleyhinde delil olur.”

* Tarih boyunca insanlar, göremedikleri bir ilahı düşünmek istemedikleri için, kendileri gibi bazı insanlara yarı tanrı makamını layık görmüşlerdir. Bu şeytanın hedef şaşırtmasıdır.
İnsanlar sanatından Allah’ı tanımak ve O’nu düşünmek istemedikleri zaman, kullarını kutsallaştırıyorlar ve Allah’ın yanına koyuyorlar.
Osmanlı zamanında, alimlerimizden birisi kardinallerle münazaraya çağırılıyor. Alim kişi kardinale soruyor: Papa nasıl, çoluk çocuğu iyi mi?

Web /
Facebook / http://www.facebook.com/kereminden
Twitter / http://twitter.com/keremonder1
Instagram / http://www.instagram.com/kerem_onder

Bir cevap yazın