Göz ve Keratokonus

Keratokonusun bulguları, ışık hassasiyetinde artış, kamaşma, gece görüşünde azalma, baş ağrısı, okuma zorluğu, çift görme, yanma, batma ve kızarıklıktır. Bu gruptaki hastaların tanısı erken konulamazsa, hayat kalitesi düşer, görme kalitesi ileri derecede bozulur.

Keratokonus sıklıkla gençlik çağlarında fark edilir, nadiren yirmili ya da daha geç yaşlarda da açığa çıkabilir. Ortaya çıkmasında rol alan faktörler şöyle sıralanabilir;

Genetik yatkınlık (ailede keratokonus  olması)

Özellikle alerjik konjunktivit yüzünden, gözün devamlı kaşınması

Kontakt lensin doğrudan baskı yapması

Uzun süre göze baskı oluşturacak şekilde yatıp uyuma alışkanlığı şeklinde sıralanabilir.

İlerlemiş keratokonus standart göz muayenesinde anlaşılabilir. Ancak hastalık daha başlangıç aşamasında ise, gelişmiş cihazlarla yapılan detaylı  kornea muayenesi tanıyı mümkün kılar.

Uygun tedavi yöntemi, gözün yapısı ve hastalığın seyrini değerlendiren hekim tarafından belirlenir. Tedavinin başarısı, hekimin uzmanlığı, hastalığın evresi, ileri teknoloji ile birlikte kullanılan cihaz ve ürünlerin güvenirliğine bağlıdır. Gözlük; Erken aşamada kullanılabildiği gibi, tedavinin her aşamasında da kullanılabilmektedir. Gözlük tamamen görüşün iyileşmesi için takılır.  Kontakt lensler; Gözlük takmak istemeyen veya gözlükten sonuç alamayan hastalara erken dönemdeki keratokonus için özel yumuşak keratokunus lensleri verilmektedir. İlerleyen aşamalarda ise, gaz geçirgen ve yarı sert keratokonus lensleri kullanılabilir. Bu lensler görüşün iyileştirilmesini sağlarken göz tarafından iyi tolere edilmeyebilirler. Cross Linking Keratokonusun ilerlemeye devam ettiği durumlarda , hastaya ameliyat ortamında uygulanan ve oldukça güvenilir bir yöntemdir. Hastanın kornea kalınlığının uygun olması son derece önemlidir. Bu tedavide, göz anestezik damla ile önce uyuşturulur. Daha sonra, hastanın korneası üstüne çok küçük dozda Riboflavin (B2 vitamini) damlatılır. UV ışınları ile birlikte uygulanan ve yaklaşık 5 dakika süren bu işlem korneanın incelen ve zayıflayan kolajen yapıya sahip dokusunu güçlendirerek, keratokonusun ilerlemesini durdurabilir.. Kornea naklinde, önce zarar gören kornea tabakasından yaklaşık 7 mm çapında bir bölüm ameliyat ortamında çıkartılır. Daha sonra da önceden bir donörden alınan sağlıklı bir kornea parçasının çıkan bölümün yerine dikilmesi ile operasyon gerçekleştirilir. Kornea içi Halkalar (Intracorneal Rings) Kornea kalınlığı yeterli olan hastalara uygulanan cerrahi, anestezik damla kullanılarak ve ameliyat ortamında gerçekleştirilir. Ameliyatta korneanın hemen altında gözün merkezine açılan kanallara 2 adet yarım daire şeklinde şeffaf halka yerleştirilir. Bu operasyonun amacı, keratokonus yüzünden yapısı değişen, bombesi bozulan kornea merkezinin doğal anatomik şekline yakın hale getirilmesidir. Halkalar göz tarafından mükemmel bir şekilde tolere edilir. Bu tedavi her ne kadar kullanılan bir yöntem olsa da her zaman keratokonusu tam olarak durduramayabilir.

Report

What do you think?

Bir cevap yazın