KARACİĞERİN HEPATİT İLE SAVAŞI

Karaciğer en büyük organlarımızdan birisidir. Karın sağ üst kısmına yerleşiktir ve erişkin bir insandaki ağırlığı yaklaşık 1,5 kg kadardır.

Karaciğer sindirim sistemi ile kana geçen tüm maddeler için bir süzgeç görevi görür.

  • Gelen besinleri vücudumuz için gerekli yapı taşları ve fonksiyonel maddelere dönüştürür.
  • Bazı besinleri, enerji kaynaklarını, vitaminleri vücudumuzun ihtiyacı olduğunda kullanılmak üzere depolar.
  • Zararlı maddeleri vücuttan uzaklaştırır. Safra asitlerini sentezleyerek besinler ile aldığımız yağların ve yağda eriyen vitaminlerin emilmesini kolaylaştırır.

Hepatit karaciğerin mikrobik (hepatit virüsleri), toksik (ilaç ve diğer kimyasal maddeler) veya diğer nedenlerle (safra taşı tıkanması) oluşan iltihabi reaksiyonudur.

Yenidoğan bebeklerde görülen sarılık, safra kesesi taşı nedeniyle olan sarılık veya başka nedene bağlı olarak karaciğer bozukluğu oluşmasına bağlı olarak görülen sarılıklar ‘Viral hepatit’ yani bulaşıcı sarılık değildir.

Viral hepatitler, hepatit virüsleri (A,B,C,D:Delta,E, G virüsleri) veya daha nadir olarak diğer hastalıkların nedeni olan virüslerle (Herpes, EBV, CMV virüs vs.) meydana gelir.

Bütün viral hepatitler bulaşıcıdır, ancak bulaşma yolları ve bulaşma kapasiteleri farklıdır.

A ve E hepatitleri esas olarak yiyecek-içeceklerle; B, C, D ve G hepatitleri ise kan yolu ile kanla ve vücut sıvıları ile bulaşmış materyalle veya yakın temasla geçebilir.

  • Kan nakli,
  • Kan ile yakın temas gerektiren işte çalışma (doktor, hemşire, laborant),
  • İğne yaralanmaları,
  • Damar yolundan ilaç kullanımı (enjektör paylaşımı),
  • Uygun şekilde steril edilmeyen malzemelerle yapılan diş çekimi ve diş tedavisi girişimleri,
  • Uygun şekilde steril edilmeyen malzemelerle yapılan cerrahi girişimler,
  • Hemodiyaliz,
  • Cinsel temas,
  • Doğum esnasında anneden bulaşma

;en önemli geçiş yollarıdır.

Ülkemizde hepatitler sarılık adıyla bilinmekte, ayrıca gizli sarılık, bulaşıcı sarılık, mikrobik sarılık, kara sarılık gibi isimlerle de tanımlanmaktadır. Hepatitli hastalarda sarılık görülebilir, ancak çoğu hasta gözle görülür sarılık olmadan da hastalığı geçirebilir.

  • Hepatit Belirtileri

Belirtiler hepatit mikrobunun tipinden çok hastalığın seyrine göre değişiklikler gösterir. Hepatit bazı hastalarda hiçbir belirti vermeden ve sarılık oluşmadan geçirilebilir. Bazı hastalarda ise halsizlik, iştahsızlık, bulantı, kusma, eklem ağrıları, kaşıntı, göz aklarında ve ciltte sararma, ateş gibi belirtilerin tümü ya da bir kısmı görülebilir. Eğer sarılık meydana çıkmamışsa bu belirtiler kolaylıkla başka hastalıklarla karıştırılabilir.

Muayene bulguları, sarılık olsa bile tanı için yeterli değildir. Karaciğer hasarını gösteren ALT, AST gibi testler ve billurubin düzeyini bilmek gerekir. Hepatit tanısı konulmasından sonra ikinci aşama sarılığın nedenini belirlemektir. Bir kişinin hangi tip sarılık geçirdiğinin veya halen taşıyıcı ya da hasta olup olmadığının anlaşılabilmesi için tek yöntem kan tetkiki yapılmasıdır.

Sarılıkların hangisi geçirilirse geçirilsin benzer bulgular oluşur ve kesin ayrım yani hangi tip hepatitin geçirildiği ancak kan tetkiki ile anlaşılır. Yapılan kan tetkikleri ile o sırada hangi tip sarılığın geçirildiği kolaylıkla ve genellikle aynı gün içinde saptanabilir. Hepatit etkeninin saptanmasında ELISA yöntemi denen test yöntemi sıklıkla kullanılmaktadır.

  • Hepatitten Korunma Yöntemleri

Koruma önlemleri öncelikle eş ve çocuklarını ve aynı ev ortamında bulunan kişileri kapsayacak şekilde planlanmalıdır. İlk yapılması gereken bu kişilerin halen virüsle enfekte veya bağışık (enfeksiyonu geçirip iyileşmiş dolayısıyla bir kere daha bulaşmayacak olanlar) olup olmadıklarını tespitidir. Bundan sonraki aşamada aşı ve diğer koruma yöntemleri uygulanmalıdır.
Her sarılık tipi kendine özgüdür ve diğer sarılıktan korunmayı sağlamaz. Örneğin A tipi sarılık geçirmiş biri sadece A tipi sarılıktan korunur, ama B, C veya E tipi sarılıktan korunmaz. Benzer şekilde B tipi sarılık için aşı yaptırmış biri de sadece B tipi sarılıktan korunur, ama örneğin A tipi sarılıktan korunmaz. Ayrıca her bir sarılık mikrobu ayrıdır ve birbirine dönüşmesi söz konusu değildir.

Halen hepatit C için koruyucu bir aşı yoktur. Hepatit A ise esas olarak su ve besinlerle bulaşır. Korunmada kişisel hijyen önemlidir ve aşısı mevcuttur.
Hepatit virüsü takip ve tedavisi yapılmazsa ilerleyen yıllarda siroz (Kronik, yaygın ve ilerleyici karaciğer iltihabı), karaciğer kanseri, karaciğer yetersizliği, fulminan hepatit denilen çok kısa sürede karaciğer yetersizliğine götüren ölümcül bir hastalık tipi gibi komplikasyonlar gelişebilir.

Report

What do you think?

Bir cevap yazın