Ü
Üye silindi 81
Guest
Merhaba benim adım Nur. evli ve iki çocuk annesiyim. Ailemin ise tek çocuğuyum. Eşim Tunç ile 9 yıl oldu evleneli. Kardeşi Yusuf da 3 yıl önce evlendi. Dört katlı aile apartmanın da yaşıyoruz. Kayınvalidemler, biz, eltim ve kiracı.
Kiracımız Rüya benim en iyi arkadaşımdı. Dert ortağımdı. Sadece onunla görüşürdüm . genelde ben ona giderdim. Geleni gideni çok olurdu. Balkondan bazen denk geliyordum. rüyanın evinden Kimisi ağlayarak kimi si gülerek çıkardı. Ama ben daha hiç falıma baktırmadım. İnanmazdım öyle şeylere. Bir süre evliliğimiz çok güzel gittikten sonra eşim Tunç eve geç gelmeye ya da hiç gelmemeye başladı. işyerinde işlerim bitmedi, arkadaşımı hastaneye götürdüm, yolda araba bozuldu diyerek bahaneler üreterek eve gelmiyordu. Bu durum kafamı kurcalamaya başladı. duramayıp bir gün iş çıkışı saatinde iş yerinin karşısında saklanıp beklemeye başladım. Yaklaşık yarım saat sonra Tunç yanında sarı saçlı, uzun boylu güzel fizikli, havalı bir kadınla kol kola iş yerinden çıktı. Başımdan aşağı kaynar sular dökülmüştü. Bu Benim kocam evet benim kocamdı. önce emin olamadım, çünkü ondan hiç böyle bir şey beklemezdim. Olduğum yerde kalakaldım. bir kaç saniye dona kaldıktan sonra kendime geldim. dur şunları takip edeyim dedim ama arabaya binerek gittiler.
İş yerinden eve arabayla yarım saatlik mesafe vardı ve ben o mesafeyi yürüyerek ağlayarak geldim, çok üzgündüm. Oturduğum binanın kapısındaki kaldırıma çöktüm. Yürümekten ayaklarımın altı şişmişti. O anda gülerek rüyanın evinden misafirleri çıktı. Aklıma fal baktırmak geldi. demek ki İnsan çaresiz kaldığında bunu da düşünüyordu. Rüyanın kapısını çaldım. Açtığında yüzümün halini görünce Nur bu halin ne dedi? Rüya çok üzgünüm. Bir bilsen neler geldi başıma dedim? ne oldu hayırdır Dedi.
Günlerdir Tunç eve geç geliyordu ama ben gerçekten doğru söylediğine inanıyordum. İşlerinin çok olduğunu düşünüyordum gerçekten. Bugün iş yerinin oraya gittim ve kocamı başka bir kadınla iş yerinden çıkarken gördüm dedim. Rüya bana otur şuraya bir kahve yapayım sana dedi.
Getirdiği suyu ve kahveyi içtim. Çok perişan bir haldeydim. Rüya bana Belki normal arkadaşıdır dedi. Hayır Rüya kol kola çıktılar ve benim eşim iş yerinden çıkar çıkmaz evine gelen bir adamdı. Bir süredir aklıma hiç kötü bir şey gelmemişti ama evini ihmal ediyordu. Çocuklarına dayanamayan bir babaydı ve çocuklarını sormuyordu bile. Ne olursun benim falıma bak dedim. fincanı açar açmaz yüzü değişti. Lütfen Bana doğruyu söyle saklama benden dedim. Bir süre sessiz kaldıktan sonra? Eşimin bir sevgilisi olduğunu? Falda doğruladı. Tipini her şeyini tarif etti üzülme , ben sana kocanı geri getiririm dedi.
Nasıl yapacaksın bunu? Dedim. Benim cinlerim var, biliyorsun dedi. Rüya ben çok korkarım böyle şeylerden aslında ben fala da inanmazdım ama sen her şeyi söyledin dedim. Daha sonra rüya bana kızıp bak kızım, bir tane kadın yüzünden yuvanı mı yıkacaksın? Sen bana güven hiçbir şey olmayacak. Ben kocanı sana getireceğim. O kadından da ayıracağım ama o kadının evine ya da iş yerine Vereceğim şeyleri koyman lazım dedi.
Nasıl yapacağım? Tunç anlarsa çok kötü olur dedim.
Nasıl anlayacak ki? Ziyaretine gitmiş gibi yaparsın ve görmeyeceği bir yere bırakırsın vereceğim şeyi dedi. Ben kararsızdım. bugün gördüğüm tablodan sonra aslında bunu düşünülecek tarafı da kalmamıştı. Tamam ne yapmamız gerekiyor dedim? Ben bugün senin için büyüyü hazırlayacağım. Sen yarın gidip Kocanın işyerine bırakacaksın? Sen de onu ayarlamaya çalış dedi. Tamam diyerek yukarı çıktım. Tunç’un bahane telefonunu bekliyordum. acaba bugün hangi bahaneyle eve geç geleceğim diyecekti. Eve çıktım. Çocuklar beni eltim de bekliyordu. Onları almadan yemek yapmalı dikkat çekmemeliydim. Çünkü evden pek çıkan biri değildim. Üzerimi değişmek için yatak odamıza girdim. Çok üzgündüm. Kocam bunu bana nasıl yapardı? Bir türlü kabullenemiyordum. Üzerimi değiştirip mutfağa girdim. Çocukların sevdiği Yemekleri yapıp havva ya seslendim . Çocuklarla birlikte geldiler. Ondan sonra sofrayı hazırladım. Sofraya otururken beklenen telefon geldi, arayan Tunçtu. Karıcığım, işlerim bitmedi, geç saatlere kadar çalışacağım dedi. Dilimin ucuna geldi ama beklemem lazımdı, söyleyemedim. Rüyanın sözleri aklıma geldi. Bir kez daha o an büyü yaptırmaya kararlı olduğumu anladım. Tamam kocacığım, Sen işlerine bak merak etme bizi dedim. tunçta Sen beni bekleme yat dedi. Üzülerekte olsa tamam dedim. Telefonu kapattım, çocukları sormadı bile. Akşam çocukların derslerini yaptırıp yatırdım. Ardından da bende yattım. Sabah kalktığımda Tunç hala gelmemişti. çocukların kahvaltılarını ettirip okula yollayınca Direk Rüyanın yanına indim. Rüya beni bekliyordu. büyüler hazırdı ve Tunç’un yanına gidecek bir bahanem vardı. çünkü gece eve gelmemişti. Neler yapabileceğimi bilmiyordu. kocama karşı çok öfkeliydim. Rüya bana ne yapacağımı tarif etti. tuncu giderken aramadım. İş yerine girdiğimde masasın çalıştığını gördüm. beni görünce O karıcığım hoş geldin dedi. Hoş bulduk seni merak ettim kocacığım dedim. Kusura bakma çok geç olmuştu. ben de burada uyudum gelmedim eve dedi . Ben de seni görmek için geldim. çok çalışıyorsun, çok yoruluyorsun, hasta olacaksın dedim. Otur sana kahve söyleyeyim diyerek mutfağa gitti. ben de orada büyüyü koyacak yer aradım. Saksıda bir çiçeği vardı ve çiçeğin dibine hemencecik rüyanın verdiği muskayı gömdüm. O sırada tunç geldi. ne güzel çiçek dedim. Sen çiçek sever miydin dedi. Hayır, evde bakmayı sevmiyorum. çiçek sevmiyor değilim tabii ki seviyorum dedim. Kahvemi içtikten sonra bir süre daha oturdum. Neredeyse öğle saatine yakındı. Birlikte yemek yiyelim mi der diye bekledim ama demedi. Demek ki o kadınla randevusu vardı. Ben gidiyorum, kocacığım, çocuklar gelir dedim. Tamam karıcığım dedi ve beni birden böyle heyecanla yolcu etti. Sanki gitmemi bekliyormuş gibiydi. Ben gene hüzünlenerek eve doğru yola çıktım. Bu sefer yürüyecek halim yoktu. Taksiye binip eve geldim. Çocukların gelmesine bir saat kadar vardı. Rüyaya geçtim. Ne yaptın? Koyabildin mi işyerine dedi . Hiç sorma bana kahve yapmaya geçtiğinde saksıdaki çiçeğin dibine büyüyü gömdüm. Çok kolay oldu dedim. Oh, çok güzel olmuş. şimdi 3 gün kadar bekle artık dışarı çıkmaz kocan. o kadınla da kavga eder, bir daha görüşmez. Kocan artık evine dönecek sen merak etme canım dedi. İçimi bir heyecan kaplamıştı. Peki o gördüğüm tabloyu unutabilecek miydim? Çok merak ediyordum ama çocuklarım için unutmaya mecburdum. Falına bakayım istersen dedi. Hayır gerek yok İstemiyorum. yukarı çıkayım, çocuklar gelir birazdan. Onlara yemek yapmam lazım derken birden karnıma ufak bir sancı girdi. hiç böyle olmazdı. Ne oldu dedi. Karnıma hafif hafif böyle kramplar giriyor nedenini anlayamadım, üşüttüm herhalde dedim. tamam O zaman çocuklar gelene kadar çık biraz dinlen dedi.
Tamam diyerek evime çıktım. Karnıma giren kramplar artıyordu. Sanki bir şey karnımdan mideme oradan da, boğazıma çıkıyordu. Biraz Kustum, rahatladım. Akşam yemek yedik. çocukların derslerini yaptırıyordum. kapı açıldı Tunç geldi. Şaşırmıştım. Uzun zamandır ilk defa eve erken gelmişti. Direk çocukların odasına girdi sarıldı öptü. Özledim sizi evlatlarım dedi.
Ben Tunç a yemeğini hazırlayayım mı diye sordum. Tunç da çok açım uzun zamandır ev yemeği yemiyorum. sen yemeğimi hazırla ben çocukların ödevlerini yaptırırım dedi.
Büyü tutmuştu sanırım. Gece yatarken Tunçun evin içinde gezdiğini farketim. halinde bir huzursuzluk vardı. Kalkıp kapıdan baktım, Tunç un arkasında değişik kapkara bir varlık o nereye giderse oraya gidiyordu ama sanırım Tunç onu görmüyordu. elindeki cep telefonuna bakıp sinirleniyor kendi kendine söyleniyordu.
Ben korkudan uyuyamıyordum. kadın mesajla yanına mı çağırıyordu acaba. Tunç telefonu kulağına götürüp bekledikten sonra geliyorum sakın gelme dedi. Galiba kadına diyordu bunu. Yatak odasına gelip ceketini aldı. Hemen kalktım. nereye dedim. Tunç da bir işim var Nur hemen geleceğim dedi. Çok sinirlendim. gidemezsin eğer gidersen ben de geliyorum, dedim. Israrıma dayanamadı ve tamam gel dedi. Arabayla yarım saat gittikten sonra bir apartmanın önünde durduk. Sen burada bekle dedi. Tamam dedim ama arkasından çıktım. 3.cü katın kapısı açıktı ve kapıdan içeriye doğru damlamış kan izlerini gördüm. kanlara basmadan, izleri takip ederek içeri deki en dip odaya kadar gittim. Odanın kapısına yapışmış et parçaları ve kandı vardı. Aman yarabbim. dönerli bir koltuk üzerinde evvelki gün gördüğüm kadın oturuyordu. Tunç şoka girmiş öylece cesede bakıyordu . cesedin Yemek borusu dışarıdaydı yarısı da yoktu. Göğüs kafesi kasığına kadar açılmış, bütün iç organları dışarıda ve parça parçaydı, yarısı da yenmişti. Resmen vahşi bir hayvan saldırmış gibiydi. dikkatlice kadına baktığımda bir bebek cenini avucunun içindeydi. demek ki hamileydi. O an çok kötü oldum. Sonuçta bu işte Tunç da suçluydu. Dehşet bir görüntüydü. hemen oradan çıkıp Arabanın yanına geldik. İkimiz hem öğürüyor, hem de kusuyorduk . Tunç gidelim buradan dedi. arabaya binip eve geldik. Benim hesabını sormam gereken çok şey var dı Ama soramazdım. Zaten kadın da yoktu artık.
O gece sabaha kadar uyuyamadık konuşmadık da Tunç resmen lal olmuş tu. Sabah Tunç işe gitti. Çocuklar da okula gitti. Ben de Rüya nın yanına indim. Kapı açıktı, İçeri girdiğimde bir koku tüm evi sarmıştı. İğrenç bir kokuydu. Evin bir odasını fal odası yapmıştı. oranın kapısını açtığımda gözlerime inanamadım. Olduğum yere diz çöküp karşımdaki görüntüye baktım. Rüyanın bedeni paramparça ağzında kocaman bir dil vardı bu bir büyükbaş hayvanın diliydi, kolları, bacakları kopmuş fareler açık olan yerleri kemiriyordu. Akşamki kadının halinden de beterdi. Ah Rüya, böyle bir sonu olacağını nereden bilecek ti. Kimsesiz olduğu için de arkasından ağlayanı biz olacaktık. o içime bir korku girdi, ya bana da bir şey olursa. sonuçta akıbeti fal ve büyü yüzünden böyle oldu. Ben de ona büyü yaptırdım. Koşarak eve çıktım. kimseye bir şey demeden mutfağa geçtim. Mutfak masası hareket ediyor üzerindeki örtü havalanıyor buz gibi bir hava esiyordu. Pencere de kapalıydı. Daha sonra masanın üzerindeki vazo birden çatladı ve kırıldı. Kulağımda bir ses yankılandı. Bebek katili. Bu sesi duyar duymaz Balkona çıkıp bir köşeye çömeldim. Dondum sanki, hiç bir şey düşünemiyordum.
Bu korkuyla akşam oldu. Çocuklarada hissettirmemeye çalışıyordum. Rüya nın cesedinin kokusu yavaş yavaş etrafa yayılmaya başladı. Kayınvalidem gelip çöp mü kokuyor yoksa lağımmı taştı. bu koku nedir böyle dedi. Bilmiyorum ki ben koku almıyorum anne dedim. Olurmu kızım nasıl almazsın dedi. Anne bilmiyorum ben almıyorum. dışarıdan geliyordur dedim. Şaşkın şaşkın bakıp evden çıktı. Sonra aşağıdan bir ses geldi. Rüya hanım diyerek kapıya vuruyordu. Kayınvalidem kimsiniz neden bağırıyorsunuz dedi. Rüya varsa vardır kapıyı açar, yok sa yok tur zaten. neden rahatsız ediyorsun milleti dedi. Kadın yukarı çıkıp teyzeciğim haklısın ama fal randevum vardı. geliyorum evde yok. arıyorum telefonu açmıyor merak ettim. Birde evinden koku geliyor dedi. Kayınvalidem kadın koku geliyor dediği için dikkate aldı. Aşağı inip kapısını çaldı. Cevap gelmeyince polisi aramaya karar verdi. Sanki Rüya yı ben öldürmüşüm gibi korkmaya başladım. Çocuklar odalarındaydı. Olayı duymasınlar diye ben de aşağı inmiyordum. Zaten herkes den önce görmüştüm. Polis arabaları evin önüne durdu. 2 saat sonra cenaze aracı geldi ve Rüya yı götürdüler. En yakın arkadaşım tabuttaydı ve ben uğurlayamadım.
Akşam yemek yiyip çay içiyorduk. Tunç bana Nur eve çıkarken bir koku vardı. koku rüyanın evinden geliyordu. nasıl öldüğünü biliyormusun. Bişi dediler mi dedi. yok ama annenin dediğine göre parçalanmış şekilde bulmuşlar. Etlerini fareler kemiriyormuş dedim. Tunç dondu kaldı, çünkü sevgilisi de feci şekilde ölmüştü ve hala neden öldü kim yaptı ortaya çıkmamıştı. Tunç da sorgulanmıştı ama cinayet saatinde evde olduğu anlaşılınca kurtulmuştu.
Birden karnıma ağrı saplandı. Önce normal bir sancı diye düşündüm ama giderek dayanılmaz bir hal aldı. Sanki birisi elini karnıma sokmuş sıkıyordu içimi. Bir süre dayanmaya çalıştım. Son zamanlarda yaşadıklarımın stresidir diye düşünüp ağrı kesici içtim. Kötü olduğumu gören Tunç hemen hastaneye gidiyoruz dedi ve çocukların yanında kalması için eltim Havva yı çağırdı. Hemen geldi Sağ olsun. Bana abla sen iyileş. Acele etmeyin. Yusuf da gelir olmazsa buraya? Geç kalırsanız biz de burada kalırız. Sen burayı düşünme dedi.
Tunç hemen beni aşağı indirdi. Arabaya bindik. hastaneye doğru yola çıktık. Telaşlanmıştı, çok hızlı sürüyordu arabayı. Yavaş sür. hastaneye varmadan öleceğiz dikkatli sür dedim. Tamam sen korkma, merak etme hızlı sürmem dedi. Bir eliyle saçımı sevdi. Çok üzülmüştü sanırım Ama gerçekten dayanamıyordum.
Karnımın içinde bir şeyler oynuyordu sanki? Hastaneye vardık. Ben artık ağrıdan baygınlık geçirdim. Yarı uyanık yarı baygın sedyeye yatırıp hemen doktorun yanına götürdüler. Doktor bana neyin var dedi. Anlattım. Birden şiddetli bir sancı girdi. sonra dayanılmaz bir hal aldı dedim. Nasıl bir ağrı dedi. Sanki bir el girmiş içimi parçalıyor gibi dedim. doktor, Film çekilmesini istedi. Film çekildi ve beklemeye başladık. Doktor o hastayı buraya getirin dedi. Sesi geliyordu. Hemen ilerisindeki sedye de yatıyordum. Vurdukları iğneden sonra ağrım biraz azaldı. Yürüyebilecek durumdaydım. Doktorun yanına geldim. Bir filme baktı bir bana baktı.
Filmin temiz. Bir sıkıntı görünmüyor. Stres yaptın mı bir şeye? Diye sordu. Hayır dedim. Ben hiçbir şey göremiyorum. Kas gevşetici ve ağrı kesici yazıyorum. Bir şeyin yok diyerek gönderdi. Şaşırmıştım, çünkü böyle bir ağrı daha önce hiç yaşamamıştım. Hiçbir şey olmaması imkansızdı. geri Eve geldik.
Havva bana Ne oldu yenge doktor ne dedi dedi. film çektirdim. Hiçbir şey çıkmadı, ağrı kesici yazıp gönderdi dedim. havva Çocukları uyutmuştu. Odalarına geçip üstlerini örttüm. Bir anda uykum geldi, yatağıma geçip uzandım. Havva bana yenge biz aşağı iniyoruz. İyi geceler. bir şey olursa çağır dedi. Tamam canım teşekkür ederim dedim. onlar gidince Tunç yanıma geldi. Karıcığım, ben banyo yapıp yatarımç sen uyu dedi. Tamam dedim. Ağrım tamamen geçmişti.
Uyumak üzereyken Tavanda bana bakan bir çift göz gördüm. kıpkırmızıydı ve parlıyordu. Gittikçe yüzü belli olmaya başladı. aşağı doğru iniyor, sanki beni ezecek gibi üzerime geliyordu. korkudan kımıldayamıyordum. Karşımdaki varlık ellerini açarak Nur çok günahkarsın çok dedi. Ne istiyorsun benden sen kimsin, ne günahı dedim. Yaptırdığın büyünün ciniyim. Büyü yaptırdığın kadın gebeydi. Rüya nın cinleri Rüya ya kızdı ve cezasını kestiler. Beni de senin üzerine yolladılar dedi. Daha sonra o kocaman varlık karnımdan içeri girdi. Sanki karnımda kanat çırpan bir kuş var dı. Kıvranırken beynimin içinde bir ses yankılandı. Bu ses ifritin sesiydi. Bana Nur bundan sonra ben ne dersem yapacaksın yoksa çocukların ölür. Tıpkı o kadının bebeğini öldürdüğün gibi dedi. Sen ne diyorsun. Nasıl olur böyle bir şey, sen de kimsin. Benden ne istiyorsun. O kadın kocamı çalmaya çalıştı diyerek bağırdım. Ben senin sahibinim bundan sonra evlatlarının hayatı sana bağlı dedi. O sırada Tunç yanıma geldi. Daha uyumadın mı Nur, ağrın mı var yoksa diye sordu.
Olanlar dilimin ucuna kadar geldi, ama diyemedim. Uyuyacağım canım ağrım yok iyiyim dedim.
Gene Dehşet verici bir kramp girdi karnıma. Uyan Nur açım dedi bir ses. Korkarak uyandım. Bu ses, gece karnıma giren ifrit ti gerçek ti, rüya değil di. Kalk ve doyur beni diye tekrar bağırdı. İçimdeki ifrit e itaat ediyordum. Kalktığımda Tunç işe gitmişti, çocuklara baktım onlar da yoktu. tunç beni uyandırmadan kahvaltı ettirip okula yollamıştı. İyiki böyle bir kocam var diye geçirdim içimden. kahvaltı masasını öylece bırakmışlardı. O kadar acıkmıştım ki, hemen sofraya oturdum. kendime geldiğimde farkettim tabaklardaki artıkları yiyordum. Masadaki kırıntıları pislikleri yemek geliyordu içimden. Neler oluyor du bana. Midem de bulanmaya başladı. aslında çok titiz bir insandım. O anda Kapı çaldı. Gidip açtığımda gelen havvaydı.
Yenge nasıl oldun, sana yaptığım börekten getirdim dedi. Böreği tabaktan alıp yedim, Havva bana gözlerini açmış bakıyordu. ona baktığımda farkettim elim yüzüm gözüm börek yağı ve parçaları ile sıvanmıştı. abla iyimisin diye sordu. İyiyim, çok iyiyim diye cevap verdim. Eltim korkarak bakıyor, gitmek için bahane arıyordu. Sen istersen git ben gerek olursa seni çağırırım Havva dedim. Tamam abla diyerek gitti.
İçim içime sığmıyor bu durumdan nasıl kurtulurum diye düşünüyordum. Kayınvalidem geldi, yüzünde garip bir ifade vardı. Hoş geldin anne mutfağa geçelim, çocuklara yemek yapacağım dedim. Bana sen iyi misin kızım diye sordu. Ben de iyiyim anne dedim. Buzdolabından et çıkardım, çekmece den bıçağı almamla içimdeki ifrit, ye bunu, ye bunu demeye başladı. Bir parça kestim. tam ağzıma alacakken kayınvalidem aklıma geldi ona döndüm. O da bana korkuyla bakıyordu. Anne sana anlatmak istediğim çok şey var dedim. Anlat da yardımcı olalım kızım dedi.
Her şeyi anlattım, kayınvalidem başındaki eşarbını çıkardı. nefesi daraldı, budamı gelecek ti başımıza, diye ağlıyordu. aramızda konuşup kimseye söylememe kararı aldık. Kayınvalidem bana bakıp kızım mavi köyde bir cinci hoca vardı duyardım, ben bir gideyim eğer duruyorsa konuşayım. Sonra da seni alıp götüreyim olur mu dedi. Gerçekten kurtarır mı beni anne dedim. İnşallah kurtarır kızım başka çaremiz yok dedi ve gitti. Çocuklar okuldan gelmek üzereydi ve daha yemek yapmamıştım. Mutfağa girmek istemiyordum. Havva’yı çağırdım buyur abla dedi. Canımsın her şeyi hazırladım çocuklar gelecek yemek yapar mısın dedim. tabi ki abla sen dinlen ben yaparım da yediririm de çocuklara dedi.
Banyoya girdim yıkanıp abdest almak ve rahatlamak istiyordum. kovaya suyu doldurdum. güzelce yıkandım. Tam abdest alacakken ayağım kaydı yere düştüm. Banyo giderinden fareler çıkarak üzerimde gezinmeye başladı. Fareler çok lezzetli görünüyordu. fareleri tek tek yakalayıp ısırmaya yemeye başladım. Artık ben ben değildim. ifritin kölesiydim. İfrit çok mutluydu, kahkahası kafamın içinde yankılanıyordu. Bana tam istediğim gibi oldun Nur dedi.
Havva Banyodaki sesleri duymuş olmalıki kapıyı zorlamaya başladı. abla iyimisin diye sesleniyordu. Birkaç zorlamadan sonra kapı açıldı. Yerde uzanan beni , parçalanmış fareleri ve ağzımda ki fare kanlarını gördü. Aman Allahım yetişin imdat delirmiş bu kadın diye bağırdı. saçlarını yoluyor bir yandan da kusuyordu. ablam canım benim ne bu halin ne oldu sana deyip öğürüyordu.
Havva nın feryadına Yusuf koştu. Havva ya ne oldu niye bağırıyorsun derken, ben banyo kapısını kilitleyip İçeriyi temizlemeye başladım. Kalan parçaları da yedim. Banyo giderinin kapağını kapattım, yerlerdeki kanları temizleyip et parçalarını topladım ve yıkadım. Bir güzel banyo yaptım, üzerimi giyinip çıktım. Yalnız evde hiç beklemediğim biri vardı. Kocam da gelmişti. demek ki Yusuflar çağırmışlardı. Eltim halen titriyor bana kötü kötü bakıyordu. Yusuf karısını tutuyor teselli ediyordu. Çocuklar nerede. Gelmiş olmaları lazımdı dedim. tunç bana anneannelerinde şuanda merak etme dedi. Tunç bana yaklaşıp çekinerek dokundu. omzuma elini koyup Nur salona geçelim dedi. Suçlu bir şekilde salona geçip koltuğa oturdum. Tunç yanıma oturup Nur sana soracaklarım var, Havva bazı şeyler görmüş, bana anlattı. Sen anlatmak istermisin, senden duymak istiyorum dedi. Sadece susuyordum, neyi nasıl anlatabilirdim ki. Bir süre bekledikten sonra Tunç sesini yükselterek bekliyorum anlat hadi dedi. Ağlamaya başladım, karnıma bakarak, hep senin yüzünden dedim. Konuşma hiç iyi bir noktaya gitmiyordu belli oldu. Tunç deli gibi, kiminle konuşuyorsun delirdin mi sen dedi. İçimde bir şey var ve beni yönetiyor. Eğer onu dinlemezsem çocuklarımızı öldürecek dedim. Yalan söyleme, öyle bir şey olamaz ne girmiş içine, senin tedavi olman lazım dedi. o an karnımda bir sancı hissettim. öyle bir ağrıyordu ki bağırmaya başladım. acıdan kendimi yere attım. O an ölmek istedim, balkondan kendimi atmaya karar verdim. Buna dayanamıyordum. Tam koşup balkondan atlayacaktım ki kaynanamın sesiyle durdum. dur yapma kızım, Hoca seni kurtaracak, onun yanından geliyorum dedi. Sanki o an zaman durmuştu. Etrafıma baktığımda tunç belimden kavramış beni engellemeye çalışıyor, diğerleri de şaşkınlıkla bana bakıyordu. Havva kaynanama, anne lütfen ne hocası, ablam banyoda fare yiyor, Yerdeki kanları yalıyordu. Tedavi olması lazım dedi.
Kızım ben herşeyi biliyorum. Nur la daha önce konuştuk, ben de mavi köyde cinci hoca vardı ona gittim. Buldum. Nur un durumuna bakıp acil bana getirmeniz gerek dedi. hemen ona gideceğiz dedi.
Tunç hiddetle, anne ne hocası hemen hastaneye götüreceğim. aklına hacı hoca düşürme kızın dedi. Oğlum Nurun durumu hocalık inat etme ne olur dedi.
Dışardan gelen Ambulans sesi dünyamı kararttı. Çocuklarımdan ayırma beni Tunç ne olur yalvarıyorum sana diyerek dizlerine kapandım. Kendini zor tuttuğu belliydi ama bana bakmıyor dik duruyordu. Sağlıkçılar geldi, ben kaçmaya çalışırken tutarak sedyeye bağladırlar. Hemşirenin yaptığı iğneden sonrasını hatırlamıyordum.
Gözlerimi açtığımda bir yatakta yatıyordum. Ellerimi kıpırdatmaya mecalim yok tu. Odanın içi bembeyaz dı. Sanki ölmüşümde diğer alemdeydim. İçimden çıkan varlık tam üzerimde bana bakıyordu. Nur uyandın artık doyur beni. Çok acıktım dedi. Heryeri kapalı odaya koymuşlardı beni. sana yemeği nereden bulacağım ben dedim.
O an kapı açıldı ve elinde iğne ile hemşire girdi. Yanıma doğru gelirken maşallah Nur hanım uyanmışsınız, 1 hafta dır uyuyor sunuz. Dinlendiniz umarım dedi. Evet iyiyim dedim. hemşire odaya girince Kapıyı kapattı.
Haber verdik. eşiniz geliyor dedi. Ben Tunç u görmeye hazır değildim. Keşke aramasaydınız dedim. Ama eşiniz sürekli aradı ve sizi sordu dedi.
Bana yardımcı olabilir misin, kayınvalidemi görmek istiyorum. Numarasını vereyim sana dedim. Hemşire tamam diyerek çıktı odadan. Bir süre sonra Tunç geldi. yanıma oturup alnımdan öptü. Ben ağlamaya başladım. halim iyi değildi. Tunç un yaptığı hatanın bedelini ben ödüyordum. Yanımda bir süre sessiz kaldıktan sonra Nur benim için ve çocuklarımız için iyileş. Ben şimdi gidiyorum ama tekrar geleceğim dedi. Tekrar alnımdan öpüp arkasına bakmadan odadan çıktı. Bu odaya gelen ve çıkan sanki benim kocam değildi. Bambaşka bir insan olmuştu. Nasıl bu hale gelmiştik? yaptırdığım büyü Bana nelere mal olmuştu? Belki bunun suçlusu tek başına ben değildim. Ama bedelini tek başıma ödüyordum.
verilen ilacın etkisi ile uyumuşum. kayınvalidemin sesiyle uyandım. Kızım Nur um şükürler olsun uyandın diyerek sarıldı. Anne uyansam ne olacak. iyi değilim, sana anlattığım ifrit hala beni bırakmıyor ölsem daha iyi dedim.
Kayınvalidem Öyle deme kızım ben seni kurtaracağım, ama buradan kocanın izni olmadan çıkaramıyorum. En iyisi seni kaçırmak kızım, şimdi doktorundan izin alacağım ve seni mavi köydeki cinci hocaya götüreceğim dedi ve odadan çıktı.
Ben yavaş yavaş kalktım. Üzerime annemin getirdiği paltomu giyip beklemeye başladım. Kapı açıldı, kayınvalidem gelip hadi kızım gidiyoruz dedi.
Bahçede yürüyüş yapar gibi ana kapıya vardık, güvenlik görevlisinin dalgınlığından faydalanıp dışarı çıktık. Eltim havvayla Yusuf, kapıda arabanın içinde bizi bekliyordu. Hemen arabaya bindik. Içim rahatlamıştı, kaçamayacağım diye korkuyordum,. Kayınvalidem Yusuf a direk mavi köye sür dedi. Anne, üzerime bir şeyler alsaydık evden dedim. Hayır. Çabuk yetişmemiz lazım. Hoca bizi bekliyor dedi. Yol boyunca Bilinçaltımda sürekli yaşadıklarım vardı. Içimdeki ifrit de benimle geliyordu. Sonunun yaklaştığını anlamış olmalı ki Beni rahatsız etmeye başladı. vesvese vererek At kendini arabadan diyerek Korkutuyor içimi parçalıyordu. 1 saatlik yolculuk dan sonra mavi köye vardık. kayınvalidem Köyün çıkışını tarif etti. Anne sen buralara kadar nasıl geldin arabasız dedim. geldim işte kızım bir şekilde. merak etme kurtulucaksın inşallah dedi. Yusuf a dönüp şu tek katlı harabe evin oraya git oğlum dedi. Evin önünde durduk. İçimdeki kıpırdanma rahatsız etmeye başladı. Arabadan indirdiler. bir kolumdan Havva bir kolumdan da Yusuf tutarak yürüttüler.
içeriye kadar yürüyecek halim yoktu. Kayınvalidem hızla içeri girdi. Sonra dışarı çıkıp içeri girmeme yardım etti. Hoca seni bekliyor kızım dedi. Kapıdan girdikten sonra sağdaki odaya girdik. İçeri alıp beni bir divana oturttular. Evin içi çok pisti. Çok kötü kokuyordu. İçerde büyükçe Bir masa vardı. masanın üzerinde ise çeşitli sakatatlar baharatlar mumlar yazılı kağıtlar ve daha önce hiç görmediğim bazı malzemeler vardı. Hocanın yırtık bir şalvarı, üzerinde eski püskü gömleği, Başında da takkesi vardı. uzun beyaz sakalı ğöğsüne kadar iniyordu. Annemlere Siz dışarı çıkın dedi. Bir tek odada ben kaldım. Kızım kaynanan bana enler olduğunu anlattı. Bugün ben seni kurtaracağım ama önce sana şunu söyleyeyim, gebe bir kadının büyüyle bebeğini öldürmüşsün. Bu günahın bedelini ödüyorsun? Eğer sen buraya gelmemiş olsaydın çocuklarından birisi ölecekti dedi. içim bi kötü. Ben bu acıya nasıl dayanırdım? Ben tuncun sevgilisinin hamile olduğunu nereden bilebilirdim ki. Gözümün önüne o cenin geldi. Hoca bana bekle bakalım. elimizden geleni yapacağız dedi. Elindeki şişede siyaha yakın kan var dı. Onu alıp bardağa doldurdu. yaklaşık 1 saat kadar ayetler okudu. mum yaktı içine damlattı. Hoca bu işlemleri yaptıkça beni bir titreme aldı. Hocam kötü oluyorum dedim. O da bana dayan kurtulacaksın kızım dedi. Ve olduğumuz odanın kapısını açıp dışarıdakilere sakın ne olursa olsun bu odaya girmeyin diyerek kapıyı kapatıp kilitledi. Hoca o kanın içine başka bir sıvı daha eklemeye başladı. Sonra üzerime serpip anlamadığım bir dilde bağırmaya başladı. hoca bunları yaparken içimdeki ifritin içimi parçaladığını hissedebiliyordum. Yerde kıvranıyor, saçımı başımı yoluyordum. Karın bölgeme baktığımda derimin kalkıp indiğini görebiliyordum. O an ölmek istedim. Hoca Bir süre sonra eline bir değnek aldı. Değnekle yere hızlı hızlı vuruyor. Terk et bu bedeni terk et bu bedeni diyordu. Yere düştüm. Gücüm tükenmişti. Sırt üstü uzandım. Artık teslim olmuştum. Bir anda karnımın içinden siyah bir duman yavaş yavaş çıkmaya başladı. Etim kesiliyor gibi acı veriyordu. Nefesim kesilmiş, kemiklerimin seslerini duyuyordum. Hocam kurtar dayanamıyorum artık yeter diye can havliyle bağırdım. Hoca bana az kaldı, kızım dayan dedikten sonra Terk et bu bedeni ifrit sana burada yer yok. artık senin yerin burası değil diye bağırdı. Bir kavanozun içinden Siyah bir yılan çıkardı. Yılanın kafasını kesip o bardaktaki kanın üzerine yılanın kanını, zehrini akıttı. Onları karıştırdı. Pamukla aldığı kanlı zehri benim karım bölgeme sürdü. Ben öğürmeye başladım. Midem o kadar bulanıyordu ki kusmak için çabalıyordum ama kusamıyordum. Hoca beni Yan döndürüp Bir leğen getirdi. Bir süre kustum. Simsiyah kanlar tükürdüm. Böyle bir koku olamazdı. Hoca kapının kilidini açıp gelin kızımız kurtuldu diye bağırdı. Kayınvalidem Havva Yusuf yanıma geldiler. Terimi sildiler. Yusuf beni kucaklayıp Divana yatırdı. Uyanana kadar bekleyeceksiniz dedi ve gerisini hatırlamıyordum. Yaklaşık 3 gün uyumuşum. Onlar da beklemişler. Uyandığımda yeni doğmuş gibiydim. Sadece biraz halsizlik vardı ama çok hafif. Benim ne yapmam lazım? Çocuklarıma bir şey olur mu hocam? Dedim. Hayır, kızım kurtardım seni. Yılanı Kurban ettim. Merak etme. Kurban kanı sürer gibi de yılan kanını karnına sürdüm. Bu saatten sonra artık kurtuldum, bir daha fal baktırıp büyü yaptırma. O günaha girme dedi.
Tövbe hocam. Bir anlık gafletle başıma ne işler geldi. tövbe bir daha o yola girmem hocam dedim. Hocanın elini öpüp hayır duasını aldık. Oradan ayrılıp dönüş yola geçtik. Yeni bir hayata başlıyor gibiydim, eskiyi unuttum. Bir an önce çocuklarıma kavuşmak istiyordum. Tunç un Eve gelip gelmediği, beni sevip sevmediği beni aldatıp aldatmadığı artık umurumda değildi. Ben sadece çocuklarımı özlemiştim. Evin önünde durduk. Rüyanın evini sordum. kaynanam bana kapattık kızım. Bir süre de kapalı öyle kalacak. Polis halen araştırıyor. Üst üste 2 gün içinde 2 tane bu şekilde cinayet işlenmiş. Hâlâ bulamadılar katilleri. Biz de bekliyoruz dedi. Bulamayacaklar da ben kimin yaptığını biliyordum. artık. Hayal de görmüyordum. Karnımın ağrısıda geçmişti. Güzel bir banyo yaptım.
Kaynanamın telefonu çaldı. Arayan tunçtu. Açıp hopörlere verdi. Tunç kaynanama Anne nur hastaneden kaçmış dedi. Oğlum nur evde. Yanımızda. Seni dinlemedim ama ben nuru hocaya götürdüm. Istediğin kadar da bana kızabilirsin. Nur şu an çok iyi durumda dedi. hemen geliyorum anne dedi ve telefonu kapattı, kaynanama tunç u aramasını söyledim. telefonu alarak Tunç, çocuklarımı da al gelirken onları çok özledim dedim. Bir süre sessizlikten sonra sen gerçekten iyisin Nur dedi. Evet, çok iyiyim. Artık hep iyi olacağım. Sen ne yaparsan yap. Ben bu evde çocuklarım için kalacağım dedim. Tunç da ben seni çok seviyorum karıcığım bir daha aynı şeyler olmayacak, sana yemin ederim dedi. Çocuklarıma kavuştum, yuvama kavuştum ve o günden sonra çok mutlu bir evliliğimiz oldu. Gerçekten de bir daha beni üzmedi. O günden sonra kayınvalidem gerçek annemden daha yakın oldu. Eltim kayınbiraderim bana kardeşlerimden daha yakındı. Bu zor günlerimde hep yanımda oldular. bir daha ne fal baktırdım, ne büyü yaptırdım, yaptırana da hep karşı çıktım. ben büyük bir sınav verdim. Allah inşallah günahlarımı affereder.