- Katılım
- 16 Ara 2024
- Konular
- 11,920
- Mesajlar
- 12,023
- Tepkime puanı
- 218
- Puanları
- 63
- 🌟Puan
- 16,233,756
- 💵Bakiye
- 12TL
Narkolepsinin nedeni, hipokretin adı verilen, görevlerinden biri de uyku-uyanıklık döngüsünü düzenlemek olan nörokimyasalın azalmasından kaynaklanmaktadır.
Yapılan araştırmalarda narkolepsi hastalarında beynin hipokretin adında ki kimyasalı yapmakta zorlandığı fark edilmiştir. Kalıtsal problemler, otoimmün sorunlar düşük narkolepsi ile ilişkilidir. Yine yapılan araştırmalarda ayrıca beynin REM uykusunu kontrol eden kısımlarında da problemler keşfedilmiştir.
Uykunun evreleri vardır. Non-REM ve REM olarak iki uyku evresi görülür. Non-REM uykusu 4 evreden oluşur. Evre 0 diye adlandırılan devrede uyanıklık durumu değişmiştir.
Evre 1’de uyku bastırır. Bu devrede uyandırılan kişi uyumadığını uyanık olduğunu söyler. Evre 2′ de kişi uyandırıldığında uykuda olduğunu fark edebilecek kadar uykuda kalmıştır. Evre 3 ve Evre 4 esnasında kişinin beyin dalgaları yavaştır. Daha sonrasında da REM uykusuna geçilir.
Ancak narkolepsi hastaları REM uykusuna hızlı ve erken girerler. Nedeni tam olarak bilinmeyen narkolepside araştırmalarda Tip 1 narkolepsisi olan kişilerde hipokretinin düzeyinin düşük olduğu belirlenmiştir. Hipokretin REM uykusunu düzenleyen bir nörokimyasaldır. Özellikle katapleksi yani kaslarda kuvvet kaybı yaşayan bireylerde hipokretin seviyelerinin düşük olduğu görülmektedir.
Hipokretin üreten hücrelerin neden kaybolduğu henüz bilinmemekle birlikte uzmanlar bunun bir otoimmün reaksiyondan kaynaklandığından şüphelenebilmektedir. Bazı çalışmalarda narkolepsinin kalıtımsal olduğu ifade edilmektedir ancak bir ebeveynden bu sorunun çocuğa geçme riski yaklaşık yüzde 1 gibi düşüktür.
Narkolepside hem gece hem de gündüz Non-REM evresini yaşamadan REM uykusuna girmek mümkündür. Narkolepside yaş ve aile öyküsü gibi bazı risk faktörleri de bulunmaktadır. Tipik olarak 10-30 yaş arasında bir dönemde başlayabilen bir sorundur eğer narkolepsi geçiren bir aile üyesi varsa riski yüzde 20-40 arasında artırabilir.
Yapılan araştırmalarda narkolepsi hastalarında beynin hipokretin adında ki kimyasalı yapmakta zorlandığı fark edilmiştir. Kalıtsal problemler, otoimmün sorunlar düşük narkolepsi ile ilişkilidir. Yine yapılan araştırmalarda ayrıca beynin REM uykusunu kontrol eden kısımlarında da problemler keşfedilmiştir.
Uykunun evreleri vardır. Non-REM ve REM olarak iki uyku evresi görülür. Non-REM uykusu 4 evreden oluşur. Evre 0 diye adlandırılan devrede uyanıklık durumu değişmiştir.
Evre 1’de uyku bastırır. Bu devrede uyandırılan kişi uyumadığını uyanık olduğunu söyler. Evre 2′ de kişi uyandırıldığında uykuda olduğunu fark edebilecek kadar uykuda kalmıştır. Evre 3 ve Evre 4 esnasında kişinin beyin dalgaları yavaştır. Daha sonrasında da REM uykusuna geçilir.
Ancak narkolepsi hastaları REM uykusuna hızlı ve erken girerler. Nedeni tam olarak bilinmeyen narkolepside araştırmalarda Tip 1 narkolepsisi olan kişilerde hipokretinin düzeyinin düşük olduğu belirlenmiştir. Hipokretin REM uykusunu düzenleyen bir nörokimyasaldır. Özellikle katapleksi yani kaslarda kuvvet kaybı yaşayan bireylerde hipokretin seviyelerinin düşük olduğu görülmektedir.
Hipokretin üreten hücrelerin neden kaybolduğu henüz bilinmemekle birlikte uzmanlar bunun bir otoimmün reaksiyondan kaynaklandığından şüphelenebilmektedir. Bazı çalışmalarda narkolepsinin kalıtımsal olduğu ifade edilmektedir ancak bir ebeveynden bu sorunun çocuğa geçme riski yaklaşık yüzde 1 gibi düşüktür.
Narkolepside hem gece hem de gündüz Non-REM evresini yaşamadan REM uykusuna girmek mümkündür. Narkolepside yaş ve aile öyküsü gibi bazı risk faktörleri de bulunmaktadır. Tipik olarak 10-30 yaş arasında bir dönemde başlayabilen bir sorundur eğer narkolepsi geçiren bir aile üyesi varsa riski yüzde 20-40 arasında artırabilir.