Peygamberimizin Tavsiyesi “Lâ ilâhe illAllahu vahdehu lâ şerîke leh”

Peygamberimizin Tavsiyesi “Lâ ilâhe illAllahu vahdehu lâ şerîke leh”

Her Gün Dilimizden Düşürmeyeceğimiz Tesbih

Lâ ilâhe illAllahu vahdehu lâ şerîke leh. Lehü’l mülkü ve lehü’l hamdü yuhyî ve yümît. Ve hüve hayyül lâ yemüt. Biyedihil hayr. Ve hüve alâ külli şey’in kadîr.

Bu tesbihin fazileti o kadar çoktur ki; Peygamber Efendimiz tarafından tavsiye ediliyor.

Anlamı:Allah’dan başka ilâh yoktur, O birdir ve dengi, ortağı yoktur. Mülk O’nundur ve hamd O’nadır. Diriltir ve öldürür. Kendisi ölümsüz hayat sahibidir. Hayır O’nun elindedir ve O herşeye muktedirdir.

Kim ´Lâ ilâhe illallâhu vahdehu lâ şerike leh, leh´ül- mülkü ve leh´ül-hamdü ve hüve alâ külli şey´in kadîr´ (Allah´tan başka ma´bud yoktur. Allah birdir; O´nun ortağı yoktur. Mülk O´nundur ve hamd O´na mahsustur. O, herşeye kâdirdir) sözünü her gün yüz defa söylerse, bu kendisi için on köle âzâd etmeye denktir. Aynı zamanda kendisine yüz iyilik yazılır ve defterinden de yüz kötülük silinir. O gün akşama kadar şeytanın şerrinden korunur. Bu sözleri kendisinden daha fazla söyleyenler müstesna, hiç kimse de onun yaptığından daha üstün bir amel yapmış olmaz.

Abdestini güzelce aldıktan sonra gözlerini göklere çevirerek ´Ben Allah´tan başka ma´bud olmadığına, O´nun bir olup ortağı olmadığına ve Hz. Muhammed´in de O´nun kulu ve de Rasûlü olduğuna şâhidlik ederim´ diyen kul için cennetin bütün kapıları açılır. Böylece bu kişi cennete istediği kapıdan girebilir.

Lâ ilâhe illallah diyenler için, ne kabirlerinde ve ne de mahşer gününde herhangi bir yalnızlık ve üzüntü yoktur. Sûr´un üfürülmesi ânında bu kişilerin başlarından topraklar saçıldığı halde kalkarak ´Hamd, bizden üzüntüyü uzaklaştıran Allah´a mahsustur. Rabbimiz affedici ve şükredenlerin şükrünü kabul edicidir´ dediklerini şimdiden görür gibi oluyorum.

Hz. Peygamber birgün Ebu Hüreyre´ye şunları söyler: ´Ey Ebu Hüreyre! Kıyamet gününde, işlediğin her hasene tartılır. (Yani tartıya dahildir) Ancak Allah´tan başka ma´bud olmadığına şâhidlik etmen bu hükmün dışındadır; bu şehâdet, teraziye konulmaz. Çünkü ihlâsla getirilen şehâdet terazinin bir kefesine yedi kat gök ve yedi kat arz da diğer kefesine konsa yine de lâ ilâhe illallah ağır basar´.

Huzuruna, yer dolusu günah ile de gelse, Allah Teâlâ sıdk ile lâ ilâhe illallah diyen kimsenin bütün günahlarını affeder.

Hz. Peygamber, Ebu Hüreyre´ye şöyle der: ´Ey Ebu Hüreyre! Can çekişen kimseye lâ ilâhe illallah´ı telkin et; zira lâ ilâhe illallah, günahlar yığınını yıkıp târûmâr eder´. Ebu Hüreyre´nin ´Ey Allah´ın Rasûlü! Bu ölüler için böyle… Peki diriler için durum nasıldır?´ diye sorması üzerine de şöyle buyurur: ´Diriler için, günahları daha fazla ortadan kaldırıcıdır´.

İhlâsla lâ ilâhe illallah diyen kimse cennete girer.

Hz. Peygamber bir gün, ´Cennete girmekten imtinâ edip Allah´tan, ürken develerin sahiplerinden kaçışı gibi kaçan kimseler müstesna hepiniz (mü´min olduğunuz için) cennete gireceksiniz´ buyurdu. Bunun üzerine ´Ey Allah´ın Rasûlü! Cennete girmekten imtina ederek Allah´tan ürküp kaçanlar da kimlerdir?´ diye soruldu. Rasûlullah buna şöyle cevap verdi: ´Kim lâ ilâhe illallah demezse işte o, cennete girmekten imtinâ etmiş ve Allah´tan ürkerek kaçmıştır.

What do you think?

Bir yanıt yazın

Ya Hayy (c.c.) Yüz ve Cilt Güzelliği İçin Güzelleşmek İçin Okuyun

Şeker Hastalığı Sınırı Kaçtır ?