Üreter taşının teşhisinde ilk aşama hastanın şikayetlerinin dinlenmesidir. Ardından fiziksel muayene yapılır. Fiziksel muayene sırasında karın ve böbreklerin bulunduğu bölgelere elle vurulduğunda hissedilen ağrı taşın varlığına işaret eder.
Özellikle taşın bulunduğu tarafta şiddetli ve keskin bir ağrı vardır. İdrar ve kan tahlili gibi laboratuvar testleri de teşhis için kullanılan yöntemler arasındadır. Özellikle idrar tahlili sonucunda idrarda kanama görülmesi üreter taşının varlığından şüphelenilmesine neden olmaktadır.
Kesin tanı için yararlanılan görüntüleme yöntemleri hem teşhis hem de taşın büyüklüğü ve yerinin belirlenmesi amacıyla kullanılmaktadır. Röntgen grafisi düşük oranda taşların durumu hakkında bilgi verebilmektedir.
Ultrasonografi ise sadece idrar yolunun alt ve üst bölgelerinin görüntülenmesinde etkili olurken, orta üreter hakkında net görüntü veremeyebilir. Bu amaçla son yıllarda ilaçsız olarak çekilen Bilgisayarlı Tomografi (BT) incelemesiyle en net sonuç alınmaktadır.
Özellikle taşın bulunduğu tarafta şiddetli ve keskin bir ağrı vardır. İdrar ve kan tahlili gibi laboratuvar testleri de teşhis için kullanılan yöntemler arasındadır. Özellikle idrar tahlili sonucunda idrarda kanama görülmesi üreter taşının varlığından şüphelenilmesine neden olmaktadır.
Kesin tanı için yararlanılan görüntüleme yöntemleri hem teşhis hem de taşın büyüklüğü ve yerinin belirlenmesi amacıyla kullanılmaktadır. Röntgen grafisi düşük oranda taşların durumu hakkında bilgi verebilmektedir.
Ultrasonografi ise sadece idrar yolunun alt ve üst bölgelerinin görüntülenmesinde etkili olurken, orta üreter hakkında net görüntü veremeyebilir. Bu amaçla son yıllarda ilaçsız olarak çekilen Bilgisayarlı Tomografi (BT) incelemesiyle en net sonuç alınmaktadır.