Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Glokom şikayetleri en çok göz içi basıncı 21 mmHg ve üzerine çıktığında belirginleşir. 40-50 mmHg seviyelerine ulaşmadan ağrıya neden olmaz. Göz içi basıncı 45-50 mmHg’nin üstüne çıkarsa gözde kızarıklık, sulanma ve hangi tarafta yüksekse o tarafta yarım baş ağrısı şeklinde şiddetli baş ağrısı...
Yapılan araştırmalara göre 40 yaş üzerindeki kişilerde göz tansiyonu görülme oranı %2’dir. 60 yaş ve üzerindeki kişilerde ise göz tansiyonu görülme oranı %10’a çıkmaktadır. Ayrıca yaş ilerledikçe bu oranın daha da arttığı bilinmektedir. Ancak göz tansiyonu sadece ilerleyen yaşlarda görülen bir...
Gözümüz şekil itibari ile balonu andıran bir yapıya sahiptir. Kemikli bir yapısı bulunmaz bu yüzden içerisinde bulunan sıvının uyguladığı basınç sayesinde şeklini korur ve etrafımızı görmemizi sağlar. Bu yüzden göz içerisinde belirli bir basınca ihtiyaç vardır ve bu basınç göz tansiyonu olarak...
Göz tansiyonu genel olarak bakıldığında temel olarak tek bir nedenden dolayı ortaya çıkmaktadır. O da göz içinde bulunan ve siliyer cisminden salgılanan göz sıvısının bilinen diğer adı ile hümör aköz sıvısının gözden atılamamasından dolayı göz içi basıncının yükselmesidir. Göz tansiyonu...
Göz tansiyonunda glokom ilaçları yeterli olmadıysa cerrahi uygulanabilir. Bu ameliyatlar trabekülektomi olarak da bilinir. Bu anlamda yapılan cerrahilere glokom ameliyatı da denilebilir.
Başlangıçta göz tansiyonu belirti vermez ancak rutin muayenede göz tansiyonu olup olmadığı anlaşılır. İlerleyen durumlarda göz ağrısı, göz kızarıklığı, ani görme sorunları, renkli halkalar görmek, bazı durumlarda mide bulantısı ve istifra ile de belirti verebilir.
Göz dibi muayenesi ile göz sinirlerinin incelenmesi, göz tansiyonunun ölçülmesi, gözün drenaj açısının incelenmesini içeren tetkikler bütünü glokom testi olarak bilinir.
Göz tansiyonu başlangıçta pek bir sorun doğurmaz ama ilerledikçe göz sinirini yıpratır, harap eder. Böylece görme alanında kalıcı hasara neden olur ve kişi görme yetisini kaybedebilir.