Tüp bebek (IVF) tedavisinin her aşamasında küçük ihtimaller de olsa bazı riskler ve yan etkiler vardır. Uygulanan ilaçların yan etkileri tolere edilebilecek düzeydedir ve geçicidir.
Tüp bebek tedavisi riskleri şunları içerir:
Semptomlar tipik olarak bir hafta sürer. Semptomlar arasında hafif karın ağrısı, şişkinlik, bulantı, kusma ve ishal bulunur. Hamile kalan anne adaylarında ise bu belirtiler birkaç hafta sürebilir. Nadiren hızlı kilo almaya ve nefes darlığına da neden olabilen daha şiddetli bir yumurtalık hiperstimülasyon sendromu sorunu ortaya çıkabilmektedir. Ancak günümüzde embriyoların doldurulması ve yeni gelişen çatlatıcı iğneler sayesinde bu bulgular bertaraf edilebilmektedir.
Tüp bebek tedavisi riskleri şunları içerir:
Çoklu (çoğul) gebelik
Tüp bebek tedavisiyle (IVF), rahminize birden fazla embriyo transfer edilirse bu durum çoklu gebelik riskini artırır. Nitekim ortalama her dört başarılı tüp bebek denemesinin birinde çoklu gebelik görülmektedir. Birden fazla fetüsü olan bir gebelik, tek bir fetüse sahip olan gebelikten daha fazla erken doğum ve düşük doğum ağırlığı riski taşır.Erken doğum ve düşük doğum ağırlığı riski
Yapılan bilimsel araştırmalar, IVF'nin bebeğin erken doğma veya düşük doğum ağırlıklı doğma riskini az miktarda artırdığını göstermektedir.Yumurtalık hiperstimülasyon sendromu
Bu durum, tüp bebek yönteminde yumurta gelişimini tetiklemek için folikül uyarıcı hormon (FSH) tedavisi yapılan anne adaylarında meydana gelmektedir. Bazı anne adayları verilen ilaç ve doza aşırı derecede tepki verebilirler. Nitekim iki hafta içerisinde bazı yan etkiler meydana gelebilir. Bu durum "Yumurtalık Hiperstimulasyon Sendromu" (Ovarian hiperstimulasyon sendromu-OHSS) olarak adlandırılmaktadır.Semptomlar tipik olarak bir hafta sürer. Semptomlar arasında hafif karın ağrısı, şişkinlik, bulantı, kusma ve ishal bulunur. Hamile kalan anne adaylarında ise bu belirtiler birkaç hafta sürebilir. Nadiren hızlı kilo almaya ve nefes darlığına da neden olabilen daha şiddetli bir yumurtalık hiperstimülasyon sendromu sorunu ortaya çıkabilmektedir. Ancak günümüzde embriyoların doldurulması ve yeni gelişen çatlatıcı iğneler sayesinde bu bulgular bertaraf edilebilmektedir.