Gözümüz şekil itibari ile balonu andıran bir yapıya sahiptir. Kemikli bir yapısı bulunmaz bu yüzden içerisinde bulunan sıvının uyguladığı basınç sayesinde şeklini korur ve etrafımızı görmemizi sağlar. Bu yüzden göz içerisinde belirli bir basınca ihtiyaç vardır ve bu basınç göz tansiyonu olarak tanımlanmaktadır. Göz tansiyonunun düşük olması durumunda basıncın azalmasına bağlı olarak gözümüzde küçülmeye başlar ve buna bağlı olarak ise görme duyusu tamamen kaybolur. Göz tansiyonu değerinin 6mmHg’nin altına düşmesi göz tansiyonunun düşük olması anlamına gelmektedir.
Göz tansiyonu yükselirse bu durum göz içindeki basıncın arttığı anlamına gelmektedir. Göz tansiyonunun oldukça yüksek olduğu durumlarda yani basıncın arttığı durumlarda ise gözümüzün beyin ile bağlantı halinde olmasını sağlayan sinirler de hasar görmeye başlar. Sinirlerde oluşmaya başlayan hasar ise sinir hücrelerinin ölmesine, zaman içerisinde görme alanının bozulmasına, son olarak ise görme duyusunun tamamen kaybolmasına neden olarak kalıcı körlük oluşmasına neden olacaktır. Bu yüzden göz tansiyonu yükselmesi son derece önemli bir durumdur.
Göz tansiyonuna bağlı olarak oluşan görme duyusunun kaybedilmesi yani körlük artık geri dönüşü olmayan bir durumdur. Bu yüzden göz tansiyonunda en önemli şey erken tanının sağlanmasıdır. Erken tanı ise ancak düzenli göz muayenesi ile mümkündür. Her yaş grubundan ve her cinsiyetten insanlar her yıl düzenli aralıklar ile göz muayenesine gitmelidir. Eğer göz tansiyonu durumu söz konusu ise muayene esnasında tespit edilen anormal göz içi basıncı artışı göz tansiyonu hastalığının ilk belirtisi olarak kabul edilebilir ve gerekli tedavi sağlanabilir.
Göz tansiyonu yükselirse bu durum göz içindeki basıncın arttığı anlamına gelmektedir. Göz tansiyonunun oldukça yüksek olduğu durumlarda yani basıncın arttığı durumlarda ise gözümüzün beyin ile bağlantı halinde olmasını sağlayan sinirler de hasar görmeye başlar. Sinirlerde oluşmaya başlayan hasar ise sinir hücrelerinin ölmesine, zaman içerisinde görme alanının bozulmasına, son olarak ise görme duyusunun tamamen kaybolmasına neden olarak kalıcı körlük oluşmasına neden olacaktır. Bu yüzden göz tansiyonu yükselmesi son derece önemli bir durumdur.
Göz tansiyonuna bağlı olarak oluşan görme duyusunun kaybedilmesi yani körlük artık geri dönüşü olmayan bir durumdur. Bu yüzden göz tansiyonunda en önemli şey erken tanının sağlanmasıdır. Erken tanı ise ancak düzenli göz muayenesi ile mümkündür. Her yaş grubundan ve her cinsiyetten insanlar her yıl düzenli aralıklar ile göz muayenesine gitmelidir. Eğer göz tansiyonu durumu söz konusu ise muayene esnasında tespit edilen anormal göz içi basıncı artışı göz tansiyonu hastalığının ilk belirtisi olarak kabul edilebilir ve gerekli tedavi sağlanabilir.