Migren türlerini auralı ve aurasız olarak 2 genel başlık altında toplayabiliriz.
Auralı migren: baş ağrısından önce gelen ve tamamen geçici olan ve ardından genellikle baş ağrısına eşlik eden nörolojik bulgulardır. Örneğin görsel olan aura sırasında hastalar belli görme alanında ışık parlaması, veya göz kenari ile görünen akan ırmağa benzetir. Adı da zaten “scintillating scotoma”, yani parlayan leke anlamına geliyor. 1 saatten kısa sürer ardından baş ağrısı başlar. Başka bir aur örneği olarak ağrı öncesi kafa derisinde karıncalanma, hassasiyet, uyuşma ve ya başka duyusal bulgular, baş dönmesi, halsizlik gibi bulgular örnek getirilebilir. Bu bulgular hakkında hastaramıza verilecek en önemli mesaj bulgular 1 saatten kısa sürer ve uzun süreli devam etmesi halinde acil durum olabilecek başka bir nörolojik hastalığın belirtisi olabilmesidir.
Aurasız migren: de migrenin tek taraflık, 4-72 saat devam etmesi, bulantı kusma, ışık ses hassasiyeti gibi genel özelliklerini taşıyan ancak öncesinde her hangi bir ağrısız nörolojik bulgusu olmayan türüdür.
Östrojen ilişkili migren kan östrojen düzeyindeki değişiklerle sık ilişkili migren türüdür. Östrojen düzeyi değişiklikleri kaynağı olarak endojen vücudun kendisine bağlı ve ya eksojen nedenler olabilir. Endojen nedenlere adet, doğum sonrası dönem ve menopoz örnek getirilebilir. Eksogen nedenlere kombine oral doğum önleme ilaçları, menopoz hormon tedavisi ve ya tüp bebek sırasında kullanılan yardımcı hormonal tedavi örnek getirilebilir. Ancak tabii ki en sık neden adet dönemleri ve menstrual siklusun belli dönemleri ile ilişkili değişikliklerdir. Bunlar menstrüel migren ve menstrüel ilişkili migren adı altında anlatılabilir.
Menstrüel migren: adet başlangıcından 2 gün önceden başlar ve 3-5 gün devam eder. Migren atakları hem auralı hem aurasız olabilir.
Menstrüel ilişkili migren: menstrüel siklusun belli dönemleri ile zamansal ilişkili olan migren türüdür.
Östrojen farklı mekanizmalarla yukarıda belirttiğim trigeminovasküler sistemin aktivasyonunu kontrol ediyor. Bu teoriyi bilimsel veriler de desteklemektedir. Örneğin enstrüel migrenden yakınan kadınlarda hormonal ilişkili genetik farklılıklar gösterilmiştir. Östrojen hem santral hem de periferik ağrıya karşı duyarlılığın kontrol edilmesinde önemli rol oynamaktadır. Ayrıca migrenin kadınlarda daha sık görülmesi ve adolesan yaşından adetlerin başlaması ile beraber sıklığın artması östrojenin migren patofizyolojisinde önemli rol oynadığını dair önemli ipuçlarıdır.
Auralı migren: baş ağrısından önce gelen ve tamamen geçici olan ve ardından genellikle baş ağrısına eşlik eden nörolojik bulgulardır. Örneğin görsel olan aura sırasında hastalar belli görme alanında ışık parlaması, veya göz kenari ile görünen akan ırmağa benzetir. Adı da zaten “scintillating scotoma”, yani parlayan leke anlamına geliyor. 1 saatten kısa sürer ardından baş ağrısı başlar. Başka bir aur örneği olarak ağrı öncesi kafa derisinde karıncalanma, hassasiyet, uyuşma ve ya başka duyusal bulgular, baş dönmesi, halsizlik gibi bulgular örnek getirilebilir. Bu bulgular hakkında hastaramıza verilecek en önemli mesaj bulgular 1 saatten kısa sürer ve uzun süreli devam etmesi halinde acil durum olabilecek başka bir nörolojik hastalığın belirtisi olabilmesidir.
Aurasız migren: de migrenin tek taraflık, 4-72 saat devam etmesi, bulantı kusma, ışık ses hassasiyeti gibi genel özelliklerini taşıyan ancak öncesinde her hangi bir ağrısız nörolojik bulgusu olmayan türüdür.
Östrojen ilişkili migren kan östrojen düzeyindeki değişiklerle sık ilişkili migren türüdür. Östrojen düzeyi değişiklikleri kaynağı olarak endojen vücudun kendisine bağlı ve ya eksojen nedenler olabilir. Endojen nedenlere adet, doğum sonrası dönem ve menopoz örnek getirilebilir. Eksogen nedenlere kombine oral doğum önleme ilaçları, menopoz hormon tedavisi ve ya tüp bebek sırasında kullanılan yardımcı hormonal tedavi örnek getirilebilir. Ancak tabii ki en sık neden adet dönemleri ve menstrual siklusun belli dönemleri ile ilişkili değişikliklerdir. Bunlar menstrüel migren ve menstrüel ilişkili migren adı altında anlatılabilir.
Menstrüel migren: adet başlangıcından 2 gün önceden başlar ve 3-5 gün devam eder. Migren atakları hem auralı hem aurasız olabilir.
Menstrüel ilişkili migren: menstrüel siklusun belli dönemleri ile zamansal ilişkili olan migren türüdür.
Östrojen farklı mekanizmalarla yukarıda belirttiğim trigeminovasküler sistemin aktivasyonunu kontrol ediyor. Bu teoriyi bilimsel veriler de desteklemektedir. Örneğin enstrüel migrenden yakınan kadınlarda hormonal ilişkili genetik farklılıklar gösterilmiştir. Östrojen hem santral hem de periferik ağrıya karşı duyarlılığın kontrol edilmesinde önemli rol oynamaktadır. Ayrıca migrenin kadınlarda daha sık görülmesi ve adolesan yaşından adetlerin başlaması ile beraber sıklığın artması östrojenin migren patofizyolojisinde önemli rol oynadığını dair önemli ipuçlarıdır.