Korneanın saydam ve damarsız olması kornea naklinde çok önemli bir avantaj sağlar. Bu nedenle diğer organ nakillerine göre kornea nakilleri daha başarılıdır. Bazı durumlarda hastanın bağışıklık sistemi verici korneaya saldırarak doku reddine neden olabilmektedir.
Doku reddi oranı hastalığın nedenine bağlı olarak değişmekle birlikte genelde düşüktür ve erken tedavi ile çoğu zaman başarılı şekilde kontrol altına alınır. Ancak nakledilen kornea, yıllar sonra bile reddedilebilir. Bu nedenle kornea nakli sonrası hastanın göz doktoru tarafından düzenli takibi önemlidir.
Ayrıca kornea nakli sonrası astigmatizma, kornea dikişlerinde gevşeme, enfeksiyon, katarakt, glokom, kornea dokusunun ödemlenmesi gibi bazı problemler görülebilmektedir. Bu durumlar sık yapılan kontrollerde erken tanı ve tedavi ile başarı şekilde yönetilebilmektedir. Başarılı olunmadığı takdirde ise gerekli önlemler alınarak tekrar kornea nakli yapılabilir.
Doku reddi oranı hastalığın nedenine bağlı olarak değişmekle birlikte genelde düşüktür ve erken tedavi ile çoğu zaman başarılı şekilde kontrol altına alınır. Ancak nakledilen kornea, yıllar sonra bile reddedilebilir. Bu nedenle kornea nakli sonrası hastanın göz doktoru tarafından düzenli takibi önemlidir.
Ayrıca kornea nakli sonrası astigmatizma, kornea dikişlerinde gevşeme, enfeksiyon, katarakt, glokom, kornea dokusunun ödemlenmesi gibi bazı problemler görülebilmektedir. Bu durumlar sık yapılan kontrollerde erken tanı ve tedavi ile başarı şekilde yönetilebilmektedir. Başarılı olunmadığı takdirde ise gerekli önlemler alınarak tekrar kornea nakli yapılabilir.