Boyun fıtığı ameliyatları, genellikle boynun ön tarafından yapılır. Boynun arka tarafından boyun omurga ve omuriliğine ulaşmak daha kolay olsa da, ancak fıtığın kısıtlı bir bölümüne ulaşılabilir ve tümü çıkarılamaz. Boynun arka tarafından yapılan ameliyatlar fıtığın tümünün temizlenmesinden ziyade boyun omurga kanalının darlığına yönelik laminektomi ve/veya laminoplasti cerrahi yöntemleridir.
Boynun ön tarafı, hassas pek çok anatomik yapıyı birarada bulundurur. Bunların arasında boyun şah damarları, boyun ana toplar damarı, ses teli, nefes borusu, yemek borusu, tiroid bezi, akciğerin tepesi sayılabilir. Bütün bu dokular arasında ince bir koridordan ilerlenerek boyun omurgasının önüne ulaşılır. Cerrah boynun bu önemli dokularına aşina değilse, zedelenmeler olabilir; bu da ameliyat esnasında veya sonrasında ses kısıklığı, akciğer sönmesi, kanama, beyine giden kan akımının azalması ve inme geçirme, nefes alamama, tiroid bezinin hasarlanması, yemek ve soluk borusu arası fistüller gibi dramatik komplikasyonlara yol açar.
Boyun omurgasına, boynun ön tarafından ulaşımın zor oluşundan dolayı, boyun fıtığı ameliyatları bel fıtığı ameliyatlarına oranla daha az sıklıkta ve mikrocerrahi açısından daha donanımlı merkezlerde yapılır. İyi bir mikrocerrahi teknikle yapılmayan ameliyatlarda boyun omuriliği ve sinirleri hasarlanırsa, kol ve bacaklarda felç gelişimi, solunum güçlüğü gibi ağır sorunlar ortaya çıkabilir. Hasta, yoğun bakımda kalabilir.
Boyun fıtığı ameliyatlarının bir başka zorluğu ise çok hareketli bir vücut bölgesi olması nedeniyle ameliyatta takılan materyallerin kaynaşma zorluğudur. Boyun fıtığı çıkarıldıktan sonra disk mesafesine konulan kafes veya protez sistemlerinde gerekli hesaplamalar dikkatle yapılmazsa ve uygun materyaller kullanılmazsa, takılan sistemler ameliyattan sonra kayabilir, yerinden çıkabilir. Bu esnada da yemek borusuna basarak şiddetli yutma güçlüğü, soluk borusuna basarak nefes alma zorluğu ve ses kısıklığı gelişebilir. Şah damarı yaralanmaları olabilir. Ameliyattan sonra da takiplerin yakın ve titiz yapılması önemlidir.
Boynun ön tarafı, hassas pek çok anatomik yapıyı birarada bulundurur. Bunların arasında boyun şah damarları, boyun ana toplar damarı, ses teli, nefes borusu, yemek borusu, tiroid bezi, akciğerin tepesi sayılabilir. Bütün bu dokular arasında ince bir koridordan ilerlenerek boyun omurgasının önüne ulaşılır. Cerrah boynun bu önemli dokularına aşina değilse, zedelenmeler olabilir; bu da ameliyat esnasında veya sonrasında ses kısıklığı, akciğer sönmesi, kanama, beyine giden kan akımının azalması ve inme geçirme, nefes alamama, tiroid bezinin hasarlanması, yemek ve soluk borusu arası fistüller gibi dramatik komplikasyonlara yol açar.
Boyun omurgasına, boynun ön tarafından ulaşımın zor oluşundan dolayı, boyun fıtığı ameliyatları bel fıtığı ameliyatlarına oranla daha az sıklıkta ve mikrocerrahi açısından daha donanımlı merkezlerde yapılır. İyi bir mikrocerrahi teknikle yapılmayan ameliyatlarda boyun omuriliği ve sinirleri hasarlanırsa, kol ve bacaklarda felç gelişimi, solunum güçlüğü gibi ağır sorunlar ortaya çıkabilir. Hasta, yoğun bakımda kalabilir.
Boyun fıtığı ameliyatlarının bir başka zorluğu ise çok hareketli bir vücut bölgesi olması nedeniyle ameliyatta takılan materyallerin kaynaşma zorluğudur. Boyun fıtığı çıkarıldıktan sonra disk mesafesine konulan kafes veya protez sistemlerinde gerekli hesaplamalar dikkatle yapılmazsa ve uygun materyaller kullanılmazsa, takılan sistemler ameliyattan sonra kayabilir, yerinden çıkabilir. Bu esnada da yemek borusuna basarak şiddetli yutma güçlüğü, soluk borusuna basarak nefes alma zorluğu ve ses kısıklığı gelişebilir. Şah damarı yaralanmaları olabilir. Ameliyattan sonra da takiplerin yakın ve titiz yapılması önemlidir.