Meme başı akıntılarının tanısında mamografi, ultrasonografi, galaktografi, sitoloji, duktoskopi gibi yöntemler kullanılmaktadır. Duktoskopi hem tanı hem de tedavi sürecinde öne çıkan bir yöntemdir. Duktoskopi ile intraduktal oluşumlar yani süt kanallarında gelişen iyi huylu tümörler direkt görüntülenebilmekte, hücreler örneklenebilmekte, bunlardan biyopsiler yapılabilmekte, örnekleme ve biyopsi yapılabilmekte, minimal lezyonlar endoskopik olarak çıkarılabilmektedir.
Meme ile ilgili şikayetler için hekime giden hastaların pek çoğunda meme başı akıntısı olmaktadır. Bu akıntıların bir kısmı fizyolojik kaynaklı olabilmektedir. Ama bazen gebelik ya da emzirme süreci dışındaki kadınların tek taraflı meme akıntısı olabilmektedir. Bu akıntıların en sık nedenlerinden biri de, meme içinde oluşan patolojilerden olabilmektedir. Bu akıntıların bazıları da meme kanserinin habercisi olabilmektedir. Kanlı akıntılı vakalarda kanser ihtimali daha yüksektir. Bu akıntıların sebebini araştırmak için mamografi, meme ultrasonu, galaktografi kullanılır.
Bazen bu tanı yöntemleri yetersiz kalabilmektedir. Bu zaman duktoskopi yönteminin büyük bir katkısı vardır. Duktoskopi, mammoskop ya da mastoskop olarak da bilinmektedir. Bu sayede süt kanallarının içi direkt görüntülenebilmekte, olası epitel anormallikler ve lezyonlar değerlendirilip, yerleri belirlenebilmektedir. Bazen duktoskopi sayesinde bazı lezyonlar endoskopik olarak çıkarılmaktadır. Duktoskopi hem tanı hem de tedavi amaçlı kullanılabilmektedir. Yani bu bağlamda duktoskopi, memedeki süt kanallarının içinin net olarak görüntülenmesini sağlar.
Bu sayede şüpheli noktalardan rahatlıkla biyopsi alınır, süt kanalının içi yıkanır, bu noktalarda kanser hücresi olup olmadığı anlaşılır, eğer ameliyat gerektiren bir durum olursa ameliyattan önce bu noktalar işaretlenir. Ayrıca bazı meme başı akıntıları ameliyatsız tedavi edildiği için gereksiz ameliyatlar da önlenmiş olur. Bazı lezyonlar milimetrik olduğundan fiziki bir muayenede veya mamografide görünmeyebilirler. Duktoskopi bu anlamda çok güvenilir bir yöntemdir. Duktoskopi sınırlı merkezlerde uygulanmaktadır.
Meme ile ilgili şikayetler için hekime giden hastaların pek çoğunda meme başı akıntısı olmaktadır. Bu akıntıların bir kısmı fizyolojik kaynaklı olabilmektedir. Ama bazen gebelik ya da emzirme süreci dışındaki kadınların tek taraflı meme akıntısı olabilmektedir. Bu akıntıların en sık nedenlerinden biri de, meme içinde oluşan patolojilerden olabilmektedir. Bu akıntıların bazıları da meme kanserinin habercisi olabilmektedir. Kanlı akıntılı vakalarda kanser ihtimali daha yüksektir. Bu akıntıların sebebini araştırmak için mamografi, meme ultrasonu, galaktografi kullanılır.
Bazen bu tanı yöntemleri yetersiz kalabilmektedir. Bu zaman duktoskopi yönteminin büyük bir katkısı vardır. Duktoskopi, mammoskop ya da mastoskop olarak da bilinmektedir. Bu sayede süt kanallarının içi direkt görüntülenebilmekte, olası epitel anormallikler ve lezyonlar değerlendirilip, yerleri belirlenebilmektedir. Bazen duktoskopi sayesinde bazı lezyonlar endoskopik olarak çıkarılmaktadır. Duktoskopi hem tanı hem de tedavi amaçlı kullanılabilmektedir. Yani bu bağlamda duktoskopi, memedeki süt kanallarının içinin net olarak görüntülenmesini sağlar.
Bu sayede şüpheli noktalardan rahatlıkla biyopsi alınır, süt kanalının içi yıkanır, bu noktalarda kanser hücresi olup olmadığı anlaşılır, eğer ameliyat gerektiren bir durum olursa ameliyattan önce bu noktalar işaretlenir. Ayrıca bazı meme başı akıntıları ameliyatsız tedavi edildiği için gereksiz ameliyatlar da önlenmiş olur. Bazı lezyonlar milimetrik olduğundan fiziki bir muayenede veya mamografide görünmeyebilirler. Duktoskopi bu anlamda çok güvenilir bir yöntemdir. Duktoskopi sınırlı merkezlerde uygulanmaktadır.