Fototerapinin tedavi edici gücü, ışık fotonlarının hücrelerdeki moleküler reseptörler tarafından emilerek bir dizi biyokimyasal reaksiyonu başlatmasından gelir.
Örneğin, mavi ışık tedavisi uygulandığında, kandaki bilirubin molekülleri yapısal bir değişikliğe uğrayarak suda çözünür hale gelir ve karaciğerin işleme sürecine ihtiyaç duymadan vücuttan atılır. Cilt hastalıklarında ise UV ışınları, derideki aşırı aktif bağışıklık hücrelerinin faaliyetlerini baskılar ve inflamasyona neden olan sitokinlerin salınımını durdurur.
Kısacası ışık, hücrelerin içine sızarak hatalı çalışan mekanizmaları moleküler düzeyde onaran veya durduran bir anahtar görevi görür.
Örneğin, mavi ışık tedavisi uygulandığında, kandaki bilirubin molekülleri yapısal bir değişikliğe uğrayarak suda çözünür hale gelir ve karaciğerin işleme sürecine ihtiyaç duymadan vücuttan atılır. Cilt hastalıklarında ise UV ışınları, derideki aşırı aktif bağışıklık hücrelerinin faaliyetlerini baskılar ve inflamasyona neden olan sitokinlerin salınımını durdurur.
Kısacası ışık, hücrelerin içine sızarak hatalı çalışan mekanizmaları moleküler düzeyde onaran veya durduran bir anahtar görevi görür.