Fraksiyonel lazer teknolojisi, cildin hangi katmanına ulaşıldığına ve dokuda ne tür bir etki yaratıldığına göre temelde iki ana kategoriye ayrılmaktadır. Bu ayrım, hem iyileşme sürecini hem de tedaviden alınacak sonucun derinliğini doğrudan belirleyen en kritik unsurdur.
Ablatif (soyarak yenileyen) fraksiyonel lazerler
Ablatif lazerler, hedef dokudaki su molekülleri tarafından yüksek oranda emilerek cilt yüzeyindeki hücreleri kontrollü bir şekilde buharlaştıran sistemlerdir. Bu kategoride en çok tercih edilen ve en güçlü etkiye sahip olan tür Fraksiyonel CO2 lazer sistemidir.- Fraksiyonel CO2 Lazer (Karbondioksit Lazer): 10.600 nm dalga boyuna sahip olan bu cihazlar, lazer teknolojisinin ulaştığı üst seviye olarak kabul edilir. Cilt yüzeyinden dermis tabakasının derinliklerine kadar mikro kanallar açarken, çevre dokuda yoğun bir termal etki yaratır. Bu durum, sadece yüzeyel lekeleri gidermekle kalmaz, aynı zamanda gevşemiş kolajen liflerinin anında sıkılaşmasını ve cildin yapısal olarak yeniden inşa edilmesini sağlar. Derin akne izleri, cerrahi skarlar ve yerleşmiş kırışıklıklar için uygun görülen bir uygulamadır.
- Er:YAG Fraksiyonel Lazer (Erbium Yag Lazer) : 2.940 nm dalga boyu ile çalışır. CO2 lazere göre su tarafından daha yüksek emilime sahiptir ancak cildin daha yüzeysel katmanlarında etkilidir. Isı hasarı daha düşük olduğu için iyileşme süreci daha hızlıdır.
Non-ablatif (soymadan yenileyen) fraksiyonel lazerler
Bu lazer türleri, cilt yüzeyinde herhangi bir buharlaştırma veya soyma işlemi yapmadan, enerjiyi doğrudan alt tabakalara iletir. Cilt yüzeyi sağlam kaldığı için işlem sonrası kabuklanma yaşanmaz.- Etki Mekanizması: Bu sistemler, cilt altında ısı sütunları oluşturarak mevcut kolajeni uyarır. Genellikle 1550 nm veya 1540 nm dalga boylarını kullanırlar.
- Kullanım Alanları: Ciltte belirgin bir hasar yaratmadığı için günlük hayata hemen dönmek isteyen kişilerde tercih edilir. Hafif çizgilerin giderilmesi, gözenek sıkılaştırma ve cilt tonunun eşitlenmesi gibi daha yüzeysel ihtiyaçlar için uygundur.