Tüberküloz hastalığının teşhisi için uzman doktor öncelikle hastayı fiziksel olarak muayene eder. Göğüs dinlemesi, lenf bezlerinin şişliğinin kontrol edilmesi ve belirtiler hakkında sorular sorulması başlıca teşhis aşamalarındandır.
Fiziksel muayene sonrası tüberküloz hastalığının en yaygın teşhis yöntemleri kan testi gibi görülse de kolay bir şekilde uygulanan cilt testi kişinin hastalığa yakalanıp yakalanmadığını rahatlıklar ortaya çıkarır.
Tüberkülin adlı madde kolun iç kısmındaki derinin altına enjekte edilerek derinin boyutu, pozitif veya negatif bir testi belirlemek için tercih edilir.
PPD testi olarak bilinen bu test, kişinin bağışıklık sisteminin tüberküloza tepkisini ölçmekle birlikte vücudun antikor üretip üretmediğini ortaya koyar. Sonuçlar pozitif çıkarsa kişi tüberkoluz olarak değerlendirilir.
Cilt testiyle birlikte tüberküloz hastalığının teşhisinde başvurulan yollar şöyledir:
Kan örnekleri laboratuvarda incelenerek, tüberküloz enfeksiyonuna karşı bir bağışıklık tepkisinin olup olmadığı belirlenir. Bu testler, özellikle BCG aşısı olmuş kişilerde cilt testinin yanlış pozitif sonuç verme ihtimalini ortadan kaldırmak için faydalıdır.
Akciğerlerde tüberküloza bağlı oluşan lezyonları, iltihaplı alanları veya kavitasyonları görselleştirmeye yardımcı olur. Aktif tüberküloz enfeksiyonunda akciğerlerde tipik radyolojik bulgular görülebilir.
Fakat akciğer röntgeni tek başına kesin tanı için yeterli değildir. Çünkü başka akciğer hastalıkları da benzer görüntüler verebilir. Bu nedenle genellikle diğer testlerle birlikte değerlendirilir.
Hastadan alınan balgam örneği, laboratuvarda mikroskop altında incelenir (ARB boyama) ve tüberküloz bakterileri aranır. Ayrıca balgam kültürü yapılarak bakterinin çoğaltılması ve kesin teşhis konulması sağlanır.
Kültür testi, bakterinin ilaçlara karşı direncini belirlemek açısından da önemlidir. Bu test, hem teşhisi doğrular hem de bulaşıcılık durumunu değerlendirmeye yardımcı olur.
Özellikle akciğer röntgeninde net olmayan veya şüpheli görünen
durumlarda, tüberküloz lezyonlarının boyutunu, yerleşimini ve yayılımını daha ayrıntılı bir şekilde değerlendirmek için kullanılır.
BT taraması, lenf bezlerinde büyümeyi, daha küçük nodülleri veya diğer organlardaki tüberküloz odaklarını da tespit edebilir. Bu yöntem, hastalığın şiddetini ve tedavisinin etkinliğini takip etmede de faydalıdır.
Tüm bunlarla birlikte nefes testi, idrar tahlili ve omurga-beyin çevresindeki sıvının testi de teşhis yolunda başvurulan yöntemler olarak tercih edilebilir.
Fiziksel muayene sonrası tüberküloz hastalığının en yaygın teşhis yöntemleri kan testi gibi görülse de kolay bir şekilde uygulanan cilt testi kişinin hastalığa yakalanıp yakalanmadığını rahatlıklar ortaya çıkarır.
Tüberkülin adlı madde kolun iç kısmındaki derinin altına enjekte edilerek derinin boyutu, pozitif veya negatif bir testi belirlemek için tercih edilir.
PPD testi olarak bilinen bu test, kişinin bağışıklık sisteminin tüberküloza tepkisini ölçmekle birlikte vücudun antikor üretip üretmediğini ortaya koyar. Sonuçlar pozitif çıkarsa kişi tüberkoluz olarak değerlendirilir.
Cilt testiyle birlikte tüberküloz hastalığının teşhisinde başvurulan yollar şöyledir:
- Kan testi
- Akciğer röntgeni
- Balgam testleri
- BT taraması
Kan Testi
Tüberküloz teşhisinde kullanılan kan testleri, özellikle IGRA (İnterferon Gama Salınım Testi) olarak bilinen yöntemleri içerir. Bu testler, kişinin bağışıklık sisteminin tüberküloz bakterilerine maruz kalıp kalmadığını gösteren özel proteinleri tespit eder.Kan örnekleri laboratuvarda incelenerek, tüberküloz enfeksiyonuna karşı bir bağışıklık tepkisinin olup olmadığı belirlenir. Bu testler, özellikle BCG aşısı olmuş kişilerde cilt testinin yanlış pozitif sonuç verme ihtimalini ortadan kaldırmak için faydalıdır.
Akciğer Röntgeni
Akciğer röntgeni, tüberküloz teşhisinde yaygın olarak kullanılan temel görüntüleme yöntemlerinden biridir.Akciğerlerde tüberküloza bağlı oluşan lezyonları, iltihaplı alanları veya kavitasyonları görselleştirmeye yardımcı olur. Aktif tüberküloz enfeksiyonunda akciğerlerde tipik radyolojik bulgular görülebilir.
Fakat akciğer röntgeni tek başına kesin tanı için yeterli değildir. Çünkü başka akciğer hastalıkları da benzer görüntüler verebilir. Bu nedenle genellikle diğer testlerle birlikte değerlendirilir.
Balgam Testleri
Balgam testleri, özellikle akciğer tüberkülozu şüphesi olan hastalarda tanı koymada en önemli yöntemlerden biridir.Hastadan alınan balgam örneği, laboratuvarda mikroskop altında incelenir (ARB boyama) ve tüberküloz bakterileri aranır. Ayrıca balgam kültürü yapılarak bakterinin çoğaltılması ve kesin teşhis konulması sağlanır.
Kültür testi, bakterinin ilaçlara karşı direncini belirlemek açısından da önemlidir. Bu test, hem teşhisi doğrular hem de bulaşıcılık durumunu değerlendirmeye yardımcı olur.
BT Taraması (Bilgisayarlı Tomografi)
BT (Bilgisayarlı Tomografi) taraması, akciğer röntgenine göre çok daha detaylı görüntüler sunan ileri bir görüntüleme yöntemidir.Özellikle akciğer röntgeninde net olmayan veya şüpheli görünen
durumlarda, tüberküloz lezyonlarının boyutunu, yerleşimini ve yayılımını daha ayrıntılı bir şekilde değerlendirmek için kullanılır.
BT taraması, lenf bezlerinde büyümeyi, daha küçük nodülleri veya diğer organlardaki tüberküloz odaklarını da tespit edebilir. Bu yöntem, hastalığın şiddetini ve tedavisinin etkinliğini takip etmede de faydalıdır.
Tüm bunlarla birlikte nefes testi, idrar tahlili ve omurga-beyin çevresindeki sıvının testi de teşhis yolunda başvurulan yöntemler olarak tercih edilebilir.