Işık tedavisi, ışığın spektrumundaki dalga boyuna göre farklı biyolojik etkilere sahiptir. Tedavinin başarısı, hedeflenen doku derinliğine uygun renk spektrumunun seçilmesine bağlıdır:
Mavi ışık tedavisi (400-450 nm)
Bu dalga boyu, özellikle bilirubin moleküllerine etki eder. Sarılıkta ışık tedavisi denildiğinde kullanılan ana yöntemdir. Bilirubini suda çözünebilir hale getirerek karaciğere ihtiyaç duymadan idrarla atılmasını sağlar. Ayrıca, akne tedavisinde bakterileri yok etmek için de tercih edilir.
Kırmızı ışık tedavisi (600-700 nm
Işığın en derin katmanlara ulaşabilen formlarından biridir. Hücrelerdeki mitokondriyi uyararak ATP yani enerji üretimini artırır. Bu da kolajen sentezini tetikler, kan dolaşımını hızlandırır ve kronik yaraların iyileşmesini sağlar.
Dar bant UVB tedavisi (311 nm)
Cildiye ışık tedavisi dendiğinde en yaygın kullanılan türdür. Güneş ışığının sadece iyileştirici küçük bir kısmını kullanır. Sedef (psoriasis) ve vitiligo gibi hastalıklarda cildin bağışıklık yanıtını lokal olarak düzenler.
PUVA tedavisi
Bu yöntemde hastaya önce cildi ışığa duyarlı hale getiren bir ilaç verilir, ardından UVA ışınları uygulanır. Daha derin yerleşimli deri hastalıklarında çok daha güçlü bir etki yaratmak için kullanılır.