Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
SILS (Single İncision Laparoscopic Surgery) hangi hastalıklarda kullanılır?
SILS yöntemi, göbek çukurundan açılarak özel aparatlar ile gerçekleştirilmektedir. İşlem sonrası bu kısım tekrar yerine oturtulur ve bu sayede görünürde hiçbir kesi izi olmaz. Laparoskopik cerrahi ya da robotik cerrahi bazen birkaç delik açılarak yapılırken, SILS yönteminde tek bir delik...
SILS (Single İncision Laparoscopic Surgery) yöntemi safra kesesi, mide fıtığı ve reflü ameliyatlarının yanı sıra uygun hastalarda tüp mide, kalın bağırsak kanseri ve kalın bağırsağın divertikül hastalıklarına ait ameliyatlarda da göbek deliğinden açılan küçük bir kesi ile gerçekleştirilen...
SILS yöntemi ile gerçekleştirilen operasyonların sonrasındaki sürecin standart ameliyatlardan farkı yoktur. Her ameliyat için geçerli olan bazı konular SILS yöntemi için de geçerlidir. Örneğin, ilk dönemlerde operasyonun gerçekleştirildiği bölgede aşırı efor, ağır kaldırma, öksürme ve ıkınma...
4-5 yaranın iyileşmesi yerine tek bir kesinin iyileşmesi arasında oldukça önemli bir konfor farkı ortaya çıkmaktadır. Daha az ağrı, daha hızlı iyileşme ve iyileşme sürecinde ortaya çıkan konfor önemli ayrıcalıklar sağlamaktadır.
Normalde laparoskopik cerrahide bölgeyi kapatan karaciğeri kaldırmak için Nicholson ekartörü adı verilen bir ekartör kullanılmaktadır. SILS yönteminde bunun yerine farklı bir aparata ihtiyaç duyulmaktadır. Prof. Dr. Erhun Eyüboğlu tarafından dizayn edilen SILS yöntemine özel bir aparat...
Bir cerrahi ne kadar minimalize edilirse, ne kadar az kesi ve işlem yapılırsa o kadar başarılı sayılmaktadır. Bu nedenle geçmişteki açık ameliyatlardan daha sınırlı işlemlerle aynı amaca ulaşan ameliyat türlerine dönüşler yaşanmıştır. SILS yönteminde minimal kesi ile yani daha az girişimle aynı...
İyileşme süresi, hastanın genel sağlık durumuna ve yapılan cerrahi işlemin türüne bağlı olmakla birlikte, Da Vinci SP yaklaşımında uluslararası merkezlerin deneyimlerine göre genellikle 24 saatten kısa hastanede kalış süresi ve daha erken mobilizasyon ile günlük yaşama dönüş hedeflenir.
Temel fark, cerrahi giriş kesisi sayısındadır. Klasik robotik cerrahide birkaç farklı yerden giriş yapılırken, Da Vinci Single Port sistemi, cerrahiyi genellikle sadece tek bir küçük kesiden yaklaşık 2.4 cm girilerek gerçekleştirir. Bu durum, görünür ameliyat izinin azalmasını ve kas ve...