İmmünoterapi, vücutta bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olarak başta kanser olmak üzere diğer hastalıklara karşı savaşan bir tedavi yöntemi olarak bilinir. Kontrol noktası inhibitörleri, karsinojen ile ilişkili makrofajlar, T hücre tedavisi, monoklonal antikorlar, sitokin tedavisi ve kanser aşıları olarak incelenir. İmmünoterapi türleri şöyle açıklanabilir:
Bunun yanında bağışıklık sistemindeki T hücreleri, bakteriler, virüsler veya kanser hücreleri gibi yabancı maddeleri tespit ederek yok etmede görevlidir. Vücudun sağlıklı hücrelerine saldırmasını önlemek için bazı kontrol mekanizmaları bulunur. Bu görülen kontrol noktaları, T hücrelerinin etkinliğini sınırlayarak bağışıklık tepkisini düzenlemede etkili olur. Kanser hücreleri, bu kontrol noktaların kullanılmasında rol oynayarak bağışıklık sisteminden saklanma eylemi gösterebilir.
Kontrol noktası inhibitörleri ile tedavi edilen kanser türleri nelerdir?
Kontrol noktası inhibitörleri ile tedavi edilen kanser türleri arasında melanom (cilt kanseri), akciğer kanseri (küçük hücreli dışı akciğer kanseri gibi), böbrek kanseri, mesane kanseri, hodgkin lenfoması, mide kanseri, baş ve boyun kanserleri yer alır.
Kontrol noktası inhibitörleri yan etkileri nasıldır?
Kontrol noktası inhibitörleri, kanser hücreleri dışındaki normal dokulara da saldırabileceğinden bazı yan etkilere sebep olabilir. İshal, karaciğere enzimlerinde görülen artış, nefes darlığı, tiroid sorunları gibi belirtiler kontrol noktası inhibitörlerinin bir tan etkisi olarak değerlendirilebilir. Bunların yanından bağışıklık sisteminin aşırı tepki vermesine neden olarak ciddi otoimmün reaksiyonlar oluşturabilir.
Bağışıklık kontrol noktası inhibitörleri, bağışıklık sistemini teşvik ederek kanser hücrelerini yok etmeye odaklana bir tedavi yöntemidir. Fakat bu tedavi yöntemi, herkes için uygun olmayabilir. Bu tedavi süresince de sıkı bir doktor kontrolü ve takip gerekebilir.
Kanser tedavisi sürecinde bu ilaçlar tek başına kullanılabildiği gibi, kemoterapi ve radyoterapi gibi geleneksel yöntemlerle birlikte de uygulanabilir. Bağışıklık sistemi düzenleyicileri, özellikle melanom, böbrek kanseri ve bazı hematolojik kanserlerin tedavisinde tercih edilir.
Bağışıklık kontrol noktası inhibitörleri
Kontrol noktası inhibitörleri, bağışıklık sisteminin doğal döngüsünde bulunan ve belirli proteinleri hedef alan immünoterapi türüdür. Bu terapi türü, bağışıklık sisteminin kansere karşı savaşmasını engelleyecek olan durumların devre dışı kalmasını sağlayarak, vücutta kanser hücrelerinin tanınmasına ve onlara saldırılmasına ortam hazırlar.Bunun yanında bağışıklık sistemindeki T hücreleri, bakteriler, virüsler veya kanser hücreleri gibi yabancı maddeleri tespit ederek yok etmede görevlidir. Vücudun sağlıklı hücrelerine saldırmasını önlemek için bazı kontrol mekanizmaları bulunur. Bu görülen kontrol noktaları, T hücrelerinin etkinliğini sınırlayarak bağışıklık tepkisini düzenlemede etkili olur. Kanser hücreleri, bu kontrol noktaların kullanılmasında rol oynayarak bağışıklık sisteminden saklanma eylemi gösterebilir.
Kontrol noktası inhibitörleri ile tedavi edilen kanser türleri nelerdir?
Kontrol noktası inhibitörleri ile tedavi edilen kanser türleri arasında melanom (cilt kanseri), akciğer kanseri (küçük hücreli dışı akciğer kanseri gibi), böbrek kanseri, mesane kanseri, hodgkin lenfoması, mide kanseri, baş ve boyun kanserleri yer alır.
Kontrol noktası inhibitörleri yan etkileri nasıldır?
Kontrol noktası inhibitörleri, kanser hücreleri dışındaki normal dokulara da saldırabileceğinden bazı yan etkilere sebep olabilir. İshal, karaciğere enzimlerinde görülen artış, nefes darlığı, tiroid sorunları gibi belirtiler kontrol noktası inhibitörlerinin bir tan etkisi olarak değerlendirilebilir. Bunların yanından bağışıklık sisteminin aşırı tepki vermesine neden olarak ciddi otoimmün reaksiyonlar oluşturabilir.
Bağışıklık kontrol noktası inhibitörleri, bağışıklık sistemini teşvik ederek kanser hücrelerini yok etmeye odaklana bir tedavi yöntemidir. Fakat bu tedavi yöntemi, herkes için uygun olmayabilir. Bu tedavi süresince de sıkı bir doktor kontrolü ve takip gerekebilir.
T-hücre transfer tedavisi
T-hücre transfer tedavisi (T-cell transfer therapy), immünoterapinin bir çeşidi olarak bilinir ve bağışıklık sisteminde yer alan T hücrelerinin kanser hücrelerine karşı savaşma yeteneğinin artmasına yardımcı olur. Bu immünoterapi çeşidinde vücutta bulunan T hücreleri laboratuvar ortamında güçlendirilerek hastaya tekrardan verilebilir. Aşırı bağışıklık tepkisine bağlı olarak kişide ateş, düşük tansiyon ve organ yetmezliği gibi yan etkiler görülebilir.Monoklonal antikorlar
Monoklonal antikorlar, bağışıklık sisteminin yanıtını güçlendirmek veya hedef hücreleri tanıyıp yok etmek için kullanılır. Özellikle bu yöntem romatoid artrit gibi otoimmün hastalıklarda bağışıklığın verdiği yanıtı baskılamak için yararlanılır. Monoklonal antikorlar, çeşitli hastalıkların tanısında bulunur.Kanser aşıları
İmmünoterapinin bir türü olan kanser aşıları, vücutta bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olarak kanser hücreleriyle savaşmada etkili olur. Bu kanser aşıları kanseri önleyici (profilaktik) ve tedavi edici (terapötik) olmak üzere iki şekilde incelenir. Kanser aşılarının tedavi sırasında antijenleri hedef alarak bağışıklık yanıtını tetiklenmesini sağlar. Böylelikle kanser türlerindeki hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak amaçlanır.Bağışıklık sistemi düzenleyicileri
Bağışıklık sistemi düzenleyicileri, immünoterapinin türü olarak bilinir. Bağışıklık sistemini güçlendirme ve baskılamak için bu yöntemden yararlanılabilir. İmmünomodülatörler yani bağışıklık sistemi düzenleyeciler, otoimmün hastalıkların veya iltihaplanmanın önüne geçmek için bağışıklık sistemini baskılama görevine sahiptir.Kanser tedavisi sürecinde bu ilaçlar tek başına kullanılabildiği gibi, kemoterapi ve radyoterapi gibi geleneksel yöntemlerle birlikte de uygulanabilir. Bağışıklık sistemi düzenleyicileri, özellikle melanom, böbrek kanseri ve bazı hematolojik kanserlerin tedavisinde tercih edilir.