Nesli Tükenmekte Olan Hayvanlar Hangileridir? Türkiye'den Örnekler
Dünyada her gün onlarca canlı türü, çoğu zaman kimse fark etmeden sessizce yok oluyor. Bilim insanları şu anda yaşadığımız dönemi "altıncı kitlesel yok oluş" olarak adlandırıyor, çünkü türlerin yok olma hızı doğal seviyenin onlarca, hatta yüzlerce katına çıkmış durumda. Bu kayıpların büyük bölümünün sorumlusu insan faaliyetleri. Nesli tükenmekte olan hayvanlar yalnızca uzak ormanlarda ya da okyanuslarda değil, Türkiye'nin dağlarında, sulak alanlarında ve kıyılarında da yaşıyor. Konuyla ilgili en çok merak edilen soruları birlikte ele alalım.
Nesli Tükenme Tehlikesi Altında Olmak Ne Demektir?
Bir türün nesli tükenme tehlikesi altında olması, o türün doğada yok olma riskinin yüksek olduğu anlamına gelir. Bu riski belirlemek için dünyada en çok kabul gören sistem, Uluslararası Doğa Koruma Birliği'nin (IUCN) hazırladığı Kırmızı Liste'dir. Liste, türleri popülasyon büyüklüğü, azalma hızı ve yaşam alanının durumu gibi ölçütlere göre sınıflandırır.
Kırmızı Liste'deki başlıca kategoriler şunlardır:
- Asgari Endişe: Popülasyonu şimdilik sağlıklı olan türler.
- Hassas (Savunmasız): Yakın gelecekte tehlikeye girme olasılığı yüksek türler.
- Tehlike Altında (Nesli Tehlikede): Doğada yok olma riski yüksek türler.
- Kritik Tehlike Altında: Doğada yok olmanın eşiğine gelmiş türler.
- Doğada Yok Olmuş: Yalnızca esaret altında hayatta kalan türler.
- Yok Olmuş: Hiçbir bireyi kalmamış türler.
Bir türün tehlike altında olduğunu söylemek, onun yok olmasının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmez. Doğru koruma çalışmalarıyla pek çok tür geri kazanılabilmiştir. Dev panda, Kırmızı Liste'de "Tehlike Altında" kategorisinden "Hassas" kategorisine alınmış, kambur balinaların sayısı da yasaklar ve koruma çalışmaları sayesinde ciddi biçimde artmıştır.
Dünyada Hangi Hayvanların Nesli Tükenmekte?
Dünya genelinde yüz binlerce türün değerlendirildiği Kırmızı Liste'de, on binlerce tür tehlike altında görünüyor. Memelilerin, kuşların, amfibilerin ve sürüngenlerin büyük bir bölümü bu tehdit altında. Özellikle amfibiler, yani kurbağa ve semenderler, en kırılgan gruplardan biridir.
Dünyada tehlike altındaki en bilinen türlerden bazıları şunlardır:
- Sumatra ve Cava gergedanları: Boynuzları için yapılan kaçak avlar yüzünden doğada çok az birey kalmıştır.
- Amur leoparı: Dünyanın en nadir büyük kedilerinden biridir ve doğada yalnızca onlarca bireyin yaşadığı tahmin edilir.
- Dağ gorili ve orangutanlar: Orman kaybı ve avcılık nedeniyle sayıları azalmıştır.
- Deniz kaplumbağaları: Ağlara takılma, kıyı kirliliği ve yuvalama alanlarının yok olması başlıca tehditlerdir.
- Kutup ayısı: İklim değişikliği nedeniyle buzul alanları küçülmektedir.
- Pangolin: Dünyada en çok kaçak ticarete konu olan memelidir.
- Fil ve aslan gibi türlerin bazı popülasyonları da avcılık ve habitat kaybıyla karşı karşıyadır.
Bu türlerin yok olması yalnızca kendilerini değil, bağlı oldukları ekosistemi de etkiler. Her tür, besin zincirinde bir halkadır ve bir halkanın kopması diğerlerini zincirleme biçimde etkileyebilir.
Türkiye'de Nesli Tükenme Tehlikesi Altındaki Hayvanlar Hangileridir?
Türkiye, üç biyocoğrafi bölgenin kesiştiği konumu ve çeşitli iklim yapısı sayesinde zengin bir canlı çeşitliliğine sahiptir. Aynı zamanda bu zenginlik, pek çok türün tehdit altında olması anlamına da gelir.
Türkiye'deki öne çıkan tehlike altındaki türler şunlardır:
- Akdeniz foku: Dünyanın en nadir foklarından biridir. Türkiye'nin Ege ve Akdeniz kıyılarındaki mağaralarda yaşar ve dünya popülasyonunun önemli bir kısmına ev sahipliği yapar. Balıkçılık, kıyı turizmi ve rahatsız edilme başlıca tehditleridir.
- Anadolu parsı: Bu türün Türkiye'de yok olduğu düşünülür. Bölgede zaman zaman görüldüğüne dair iddialar olsa da bunlar doğrulanmış değildir.
- Kelaynak: Dünyanın en nadir kuşlarından biridir. Şanlıurfa'nın Birecik ilçesinde yarı vahşi bir koloni halinde korunur. Doğada yok olmuş sayılırken esaret altındaki üretim çalışmaları ve doğaya salım programlarıyla nüfusu yeniden artırılmıştır.
- Yeşil deniz kaplumbağası ve caretta caretta: Türkiye'nin Akdeniz ve Ege kumsallarında yumurtlar. İztuzu, Patara, Belek ve Kızılot gibi kumsallar önemli yuvalama alanlarıdır.
- Anadolu yaban koyunu (Konya yaban koyunu): Konya'da Bozdağ'da yaşayan ve dünyada yalnızca burada bulunan nadir bir koyun türüdür.
- Kızıl akbaba ve Mısır akbabası: Zehirlenme, elektrik hatları ve besin kıtlığı nedeniyle sayıları azalmıştır.
- Anadolu kurbağası ve çeşitli endemik balık türleri: Su kaynaklarının kuruması ve kirlilik nedeniyle tehlikededir.
- Kuzey Anadolu'nun vaşakları, kafkas kartalı ve kara akbaba gibi yırtıcı türler de çeşitli oranlarda tehdit altındadır.
Türkiye'de ayrıca çok sayıda endemik tür bulunur. Bu türler dünyanın başka hiçbir yerinde yaşamadığı için, bulundukları bölgede kaybolmaları küresel yok oluş anlamına gelir.
Hayvanların Nesli Neden Tükeniyor?
Nesli tükenmenin arkasında genellikle birden fazla neden vardır ve bunların çoğu insan kaynaklıdır.
Başlıca nedenler şunlardır:
- Yaşam alanı kaybı: Ormansızlaşma, tarım alanlarının genişlemesi, şehirleşme, yol ve baraj yapımı hayvanların yaşam alanlarını daraltır ve parçalar. Bu, en büyük tehdittir.
- Aşırı avlanma ve kaçak ticaret: Gergedan boynuzu, fil dişi, pangolin pulu ve egzotik evcil hayvan ticareti türleri hızla azaltır. Yasa dışı yaban hayatı ticareti, dünyanın en büyük kaçakçılık sektörlerinden biridir.
- İklim değişikliği: Sıcaklık artışı, kuraklık ve buzulların erimesi pek çok türün yaşam koşullarını bozar. Hızlı değişen iklime uyum sağlayamayan türler tehlikeye girer.
- Kirlilik: Plastik atıklar, zehirli kimyasallar, tarım ilaçları ve petrol sızıntıları hem karasal hem sucul türleri etkiler.
- İstilacı türler: Başka bölgelerden getirilen türler, yerel türlerle rekabet eder ya da onları avlar. Özellikle adalarda yaşayan türler bu tehdide karşı çok savunmasızdır.
- Hastalıklar: Bazı bölgelerde amfibiler arasında yayılan mantar hastalığı gibi salgınlar, popülasyonları kısa sürede yok edebilir.
Bu etkenler birbirini güçlendirir. Örneğin habitatı küçülen bir türün popülasyonu azalır, küçük popülasyonlar hastalıklara ve çevresel değişimlere karşı daha kırılgan hale gelir.
Nesli Tükenmekte Olan Türleri Korumak İçin Neler Yapılıyor?
Koruma çalışmaları pek çok düzeyde yürütülür. Bunların başında koruma alanlarının kurulması gelir. Milli parklar, tabiat parkları, yaban hayatı geliştirme sahaları ve özel çevre koruma bölgeleri, türlerin yaşam alanlarını güvence altına alır. Türkiye'de de çok sayıda milli park, Ramsar alanı ve koruma sahası bulunur.
Uluslararası düzeyde ise CITES sözleşmesi, tehlike altındaki türlerin sınır ötesi ticaretini kısıtlar. Türkiye de bu sözleşmeye taraf bir ülkedir. Bern Sözleşmesi ve Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi de koruma çalışmalarının hukuki zeminini oluşturur.
Esaret altında üretim programları, türleri yok oluştan kurtarmanın bir diğer yoludur. Kelaynak buna iyi bir örnektir. Birecik'teki üretim istasyonunda yetiştirilen kuşlar doğaya salınmış ve nüfus yeniden artırılmıştır. Ancak bu yöntem tek başına yeterli değildir. Hayvanın yaşam alanı korunmadıkça, esarette üretilen bireylerin doğaya dönmesi anlamsız olur.
Bunların yanında yasal denetim, kaçak avcılığa karşı cezalar, bilimsel izleme ve türlerin sayımı, yerel halkın koruma çalışmalarına dahil edilmesi de önemli unsurlardır. Doğa Derneği, WWF-Türkiye, SAD-AFAG (Akdeniz foku için), DEKAMER ve TÜDAV gibi kuruluşlar Türkiye'de bu alanlarda çalışır.
Nesli Tükenmekte Olan Hayvanlara Biz Nasıl Yardımcı Olabiliriz?
Koruma sadece devletlerin ve uzmanların işi değildir. Gündelik tercihlerimiz bile fark yaratabilir.
Yapabileceğimiz adımlar şunlardır:
- Yasa dışı yaban hayatı ürünlerinden uzak durun. Fildişi, kaplumbağa kabuğu, mercan ya da egzotik hayvan derisinden yapılmış ürünleri satın almayın. Tatil sırasında bu tür hediyelik eşyalara dikkat edin.
- Egzotik evcil hayvan almayın. Bu hayvanların çoğu doğadan yasa dışı yollarla toplanır.
- Plastik tüketimini azaltın. Özellikle tek kullanımlık plastikler deniz canlıları için büyük tehlikedir.
- Sürdürülebilir ürünleri tercih edin. Sertifikalı balık, kereste ve palmiye yağı ürünleri yaşam alanlarını korumaya yardımcı olur.
- Doğada sorumlu davranın. Kumsallarda yuvalama dönemi kurallarına uyun, yuvalanan kaplumbağaları rahatsız etmeyin, geceleri kumsala ışık tutmayın ve Akdeniz foku mağaralarına girmeyin.
- Enerji tüketimini azaltın ve karbon ayak izinizi düşünün. İklim değişikliği, tüm türleri etkileyen ortak bir tehdittir.
- Koruma çalışması yapan kuruluşlara bağış yapın, gönüllü olun ya da onların kampanyalarını paylaşın.
- Gördüğünüz yasa dışı avcılık ya da yaralı yaban hayvanı için Orman Bölge Müdürlüğü'ne, belediyeye ya da ALO 112'ye bildirimde bulunun.
Çocuklara ve çevrenizdekilere doğa bilinci aşılamak, uzun vadede en kalıcı katkılardan biridir. Bir tür yok olduğunda geri dönüşü yoktur, ancak bugün alınan önlemler pek çok türün geleceğini hâlâ değiştirebilir.