Velayet Nedir? Boşanmada Çocuğun Velayeti Kime Verilir?
Boşanma sürecinde ebeveynleri en çok kaygılandıran konu çoğunlukla çocuğun kiminle yaşayacağıdır. Velayet, yalnızca çocuğun hangi evde kalacağını belirlemez. Çocuğun eğitiminden sağlığına, yaşadığı yerden yasal temsiline kadar pek çok kararın kimde olacağını da belirler. Mahkemeler bu konuda ebeveynlerin beklentilerini değil, çocuğun yararını esas alır. Aşağıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır. Velayet dosyaları her ailenin kendine özgü koşullarına göre değerlendirildiğinden, somut bir durumda bir aile hukuku avukatından destek almanız ve güncel mevzuatı kontrol etmeniz önerilir. Konuyla ilgili en çok merak edilen soruları birlikte ele alalım.Velayet Nedir ve Neleri Kapsar?
Velayet, ergin olmayan çocuğun kişiliğine ve mal varlığına ilişkin olarak ana ve babaya tanınan hak ve yükümlülüklerin bütünüdür. Türk Medeni Kanunu'na göre ergin olmayan çocuk, ana ve babasının velayeti altındadır. Evlilik devam ettiği sürece velayet ana ve baba tarafından birlikte kullanılır. Velayet bir üstünlük değil, çocuğun yararına yerine getirilen bir görevdir.Velayet sahibi ebeveyn şu konularda karar verme yetkisine sahiptir:
- Çocuğun bakımı, korunması ve eğitimi
- Çocuğun yaşayacağı yerin belirlenmesi
- Okul seçimi ve eğitim kararları
- Sağlık hizmetleri ve tıbbi müdahalelere ilişkin kararlar
- Çocuğun yasal temsili ve resmi işlemleri (pasaport, kimlik, okul kaydı vb.)
- Çocuğun mal varlığının yönetilmesi
Boşanmada Velayet Kime Verilir?
Eşler boşandığında hâkim, velayetin kime verileceğini kararında belirlemek zorundadır. Kanun, velayetin eşlerden birine verilmesini öngörür. Bu kararda tek ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Velayetin anneye ya da babaya otomatik olarak verildiği yönünde bir kural yoktur.Hâkim çocuğun yararını değerlendirirken genellikle şu hususlara bakar:
- Çocuğun yaşı ve gelişim dönemi
- Ebeveynlerin çocuğun bakımına bugüne kadar gösterdiği ilgi ve sorumluluk
- Ebeveynlerin ruhsal ve fiziksel sağlığı, yaşam düzeni ve çocuğa uygun bir ortam sunabilme durumu
- Çocuğun mevcut eğitim, sağlık ve çevre düzeninin korunması
- Ebeveynlerin çocuğa ayıracakları zaman
- Varsa kardeşlerin birbirinden ayrılmaması
- Aile içi şiddet, bağımlılık ya da ihmal gibi risk unsurları
- Çocuğun kendi görüşü
Çocuğun mevcut yaşam düzeninin korunması da hâkimin dikkate aldığı önemli bir ölçüttür. Çocuk boşanma öncesinde hangi evde, hangi okulda ve hangi çevrede yaşıyorsa, bu düzenin mümkün olduğunca sürdürülmesi uyum sürecini kolaylaştırır. Bu nedenle dava devam ederken çocuğun fiilen kimin yanında kaldığı da önem kazanır. Hâkim, dava süresince geçici tedbir olarak çocuğun kimin yanında kalacağını belirleyebilir. Bu geçici karar nihai velayet kararını bağlamaz, ancak uygulamada çocuğun günlük düzeninin devamı açısından etkili olabilir. Ebeveynlerin dava sırasında çocuğu karşı tarafa karşı kullanmaktan ya da çocuğun diğer ebeveynle görüşmesini engellemekten kaçınması gerekir. Mahkemeler, çocuğun diğer ebeveynle bağını destekleyen tarafı, bu bağı zedeleyen tarafa göre çoğu zaman daha uygun görür. Çocukla ilgili kararlarda, çocuğun yaşına uygun biçimde bilgilendirilmesi ve sürecin ona yük olmaması da önemlidir.
Anne mi Baba mı? Çocuğun Yaşı Velayeti Etkiler mi?
Çocuğun yaşı, velayet kararında önemli bir etkendir. Özellikle bebeklik ve ilk çocukluk döneminde annenin bakım ve emzirme açısından önem taşıdığı kabul edilir ve uygulamada küçük çocukların velayeti sıkça anneye verilir. Ancak bu bir kural değildir. Anne çocuğun bakımına elverişli değilse ya da çocuğun yararı gerektiriyorsa velayet babaya verilebilir.Çocuk büyüdükçe kendi isteği ve ihtiyaçları daha fazla önem kazanır. Hâkim, çocuğun yaşı ve gelişim düzeyi uygunsa onu dinler. Küçük çocuklarda bu dinleme genellikle bir uzman eşliğinde yapılır. Çocuğun görüşü bağlayıcı değildir, ancak özellikle ergenlik çağındaki çocukların tercihi dikkate alınır.
Boşanmada kusurlu olmak, tek başına velayeti kaybettirmez. Eşlerden biri boşanmada daha ağır kusurlu bulunmuş olsa bile, çocuğun bakımı için daha uygun olan ebeveyn o olabilir. Ancak çocuğa yönelik şiddet, ihmal ya da çocuğun gelişimini tehlikeye atan davranışlar velayet kararında belirleyici olur.
Ortak Velayet Mümkün mü?
Boşanma sonrası ortak velayet, ebeveynlerin çocuğa ilişkin kararları birlikte almaya devam etmesi anlamına gelir. Kanun hükmü, hâkimin velayeti eşlerden birine vermesini öngörür. Bununla birlikte, özellikle anlaşmalı boşanmada eşlerin ortak velayet konusunda uzlaştığı durumlarda bu talep gündeme gelebilir ve bazı mahkemeler çocuğun yararına uygun bulursa bu düzenlemeyi kabul edebilir. Bu konuda uygulama ve yargı kararları zamanla değişebildiğinden, güncel durumu mutlaka bir avukata danışarak öğrenmek gerekir.Ortak velayetin başarılı olması için ebeveynlerin iletişim kurabilmesi ve çocukla ilgili kararlarda uzlaşabilmesi gerekir. Sürekli çatışma yaşayan ebeveynler için bu model çocuğa fayda sağlamaz. Hâkim, çocuğun yararına aykırı bulduğu bir düzenlemeyi onaylamaz.
Velayeti Almayan Ebeveyn Çocuğu Nasıl Görür?
Velayet kendisine verilmeyen ebeveynin, çocukla kişisel ilişki kurma hakkı vardır. Bu hak, çocuğun ebeveyniyle bağını sürdürmesi için de önemlidir. Hâkim, kararında görüşme düzenini açıkça belirler. Görüşme düzeni genellikle şu şekilde düzenlenir:- Hafta sonları ya da belirli günlerde görüşme
- Bayram ve dini bayramlarda dönüşümlü paylaşım
- Yaz ve yarıyıl tatillerinde belirli sürelerle birlikte vakit geçirme
- Çocuğun yaşına göre değişen gece kalma düzeni
Velayet sahibi ebeveynin görüşmeye engel olması hukuka aykırıdır. Böyle bir durumda diğer ebeveyn, icra yoluyla kişisel ilişkinin uygulanmasını talep edebilir. Kişisel ilişki, çocuğun yararına zarar veriyorsa hâkim görüşmeyi sınırlayabilir ya da gözetim altında yapılmasına karar verebilir. Velayeti almayan ebeveynin ayrıca çocuğun giderlerine katkı için iştirak nafakası ödediğini unutmamak gerekir. Nafaka ödemek, görüşme hakkını ortadan kaldırmaz. Görüşme yapılmaması da nafaka yükümlülüğünü sona erdirmez.
Görüşme düzeninin sorunsuz uygulanması için pratik önlemler almak da yararlıdır. Görüşme saatleri ve teslim yeri açıkça belirlenmeli, çocuğun okul ve sağlık programı bu düzene göre ayarlanmalıdır. Teslim anlarında ebeveynlerin çocuğun önünde tartışmaması, çocuğun yaşadığı gerilimi azaltır. Görüşme düzeni, çocuk büyüdükçe ve yaşam koşulları değiştikçe uyarlanabilir. Taraflar bu konuda anlaşamazsa, görüşme düzeninin değiştirilmesi için mahkemeye başvurulabilir. Çocuğun hayatını doğrudan etkileyen kararlarda, örneğin okul değişikliği ya da başka bir şehre taşınma gibi durumlarda, diğer ebeveynin bilgilendirilmesi ve mümkünse görüşünün alınması hem çocuğun yararı hem de ileride çıkabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi açısından sağlıklı bir yaklaşımdır. Görüşmelerin çocuk için güvenli olmadığı düşünülüyorsa, bu endişenin kişisel yorumlarla değil, delillerle mahkemeye taşınması gerekir.
Velayet Sonradan Değiştirilebilir mi ve Nasıl Kaldırılır?
Boşanma kararıyla verilen velayet, kesin ve sonsuz değildir. Koşullar önemli ölçüde değiştiğinde velayetin değiştirilmesi için dava açılabilir. Örneğin velayet sahibi ebeveynin çocuğun bakımını ihmal etmesi, çocuğa kötü muamele etmesi, çocuğun uzun süredir fiilen diğer ebeveynle yaşaması, velayet sahibinin ağır bir hastalığa yakalanması ya da yaşam koşullarının çocuk için elverişsiz hâle gelmesi bu davanın gerekçeleri olabilir.Velayetin değiştirilmesi, yine çocuğun yararına göre değerlendirilir. Mahkeme çocuğu dinleyebilir, sosyal inceleme yaptırabilir ve uzman raporu isteyebilir. Yalnızca ebeveynin gelir düzeyinin ya da yaşam koşullarının değişmesi, velayetin değişmesi için yeterli olmayabilir.
Çocuğun gelişimi tehlikedeyse ve alınan koruyucu tedbirler yeterli olmuyorsa mahkeme velayeti tamamen kaldırabilir. Bu durumda çocuğa vasi atanabilir ya da çocuk koruma altına alınabilir. Velayetin kaldırılması çok ağır bir tedbirdir ve ancak son çare olarak uygulanır.
Çocuğun ebeveynlerden biri tarafından yurt dışına götürülmesi ya da alıkonulması durumunda uluslararası sözleşmeler devreye girer. Türkiye, çocuk kaçırmanın hukuki yönlerine ilişkin Lahey Sözleşmesi'ne taraftır. Böyle bir durumda Adalet Bakanlığı aracılığıyla çocuğun iadesi talep edilebilir.